1 Ekim 2005 Yıl: 111

Ana Sayfa

Bu da bitti
            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Sarmaşık
Can Can
Alışveriş
Astroloji

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

 

30.09.2005



"Sit"çiler uğramamış

Söke Bağarası, eski bir Rum yerleşim yeri.
O zamanki ismi de, Mandıca...
Dolayısıyla, beldede Rumlar'dan kalma çok sayıda tarihi ev var.
Ancak sit kurulları buraya uğramamış.
Bir çok tarihi ev harabe haline elmiş.
Bazıları içinde yaşayanlarca ayakta tutulmaya çalışılıyor ama, onların da "tarihi yapı" özelliği çoktan kaybolmuş.
Kontrolsuz tamiratlar ve eklemeler, hepsini silip süpürmüş.
Kent sokaklarında dolaşıyoruz
Rehberimiz, Bağarası belediye Fenişleri Müdürü İnşaat Mühendisi Emre Yıldırım.
Çok özellikli yapılar var.
Ama zaman, her şeyi silip süpürmek üzere.
Belediye Başkanı Ünal Yeşil'e "Bari bir kaç tanesine sahip çıksaydınız" diye serzenişte bulunuyorum.
Meğer Başkan'ın yarasına basmışım.
- Maalesef daha önceki yönetimler buna sahip çıksalardı burası Şirince'den çok daha güzel bir yer olurdu. Kemalpaşa Mahallesi tamamen Rum evleriyle dolu. Manastır, kilise, hastane, hepsi duruyordu. Ama şimdi hepsi çökmek üzere.
Başkan devam ediyor:
- O yıllarda burada yaşayan Rumlar çok zenginmiş. Onlar gittikten sonra biz gelmişiz. Bizim aslımız yörüktür.
- Bu civarlarda oturalna tamamen yörük. Atalarınız nereden gelmiş?
- Ben Kıratlı Köyü'ndenim. Araştırdım, Selçuklular'dan geliyoruz. Bir de mübadele yoluyla Selanik'ten gelenler var. Nüfusun yaklaşık 4'de biri muhacir.

"Define"cilerin uğrak yeri
Söke Bağarası'nda bir zamanlar zengin Rumlar'ın yaşamış olmazı, bitmez tükenmez "define" hikayelerini de beraberinde getirmiş.
Eline harita alanlar gelip, beldede "incelemeler" yapmış, fırsatını bulunca da gözden uzak yerlerde kazılar yapmış.
Hatta birileri gelip, Belediye Başkanı Ünal Yeşil'in kapısını çalmış.
- Bu bunanın altında, Rumlar'ın giderken buraktığı büyük bir hazine var. İzin verin kazalım, yarısını belediyeye bırakalım. Bunun için size noterden taahhüt verelim.
Ancak Başkan "garanti isterim" demiş ve eklemiş:
- Belediyeye 50 milyarlık çek kesin. Çıkarsa, hazineyi paylaşalım, çıkmazsa 50 milyarınız belediyeye kalsın.
Teklifi beğenmeyen defineciler, ortadan kaybolmuş.
Ancak, Bağaarası'ndaki "define hikayeleri", sadece dışarıdan gelenlerin değil, ilçe halkının da dilinde.
Ama bugüne kadar o definelerden hiç birine rastlanmamış.

Bağarası'nın Bülbül Hoca'sı meşhur
Söke'nin Bağarası Beldesi'nin, pamuğu, ayçiçeği, mısırı, özellikle da narenciyesi meşhur.
Bir de "Bülbül Hoca"sı...
Asıl ismi Mustafa Sakarya.
Bu meşhur "Bülbül Hoca" hakkında mini bir araştırma yapıyoruz.
Daha doğrusu, Bağarası'ndaki vatandaşlara soruyoruz.
Bülbül Hoca'nın varlığından herkes memnun.
Ya da, bize hep Hoca'yı sevenler denk geldiği için böyle bir sonuç çıkardık.
Diyorlar ki;
* Bülbül Hoca, Söke Bağarası ismini tüm Türkiye'ye yaydı.
* Rahmetli Zeki Müren, Bület Ersoy ve daha bir çok ünlü sanatçı, Bağarası'na gelip Bülbül Hoca'nın "huzuru"na çıktı.
* Türkiye'nin dört bir yanından insanlar dertlerine deva aramaya gelirler. Özellikle de modern tıpbın tüm olanaklarını kullandıktan sonra çaresiz kalanlar.
* Özellikle, ağır derecede psikolojik sorunları olanlar ve yakınları Bağarası'ndan mutlu ayrılıyor.
* Hoca'nın evinin bulunduğu orta halli meydan, Türkiye'nin dört bir yanından gelenlerle dolup taşarmış.
* "Ziyaretçiler" o kadar çok olurmuş ki; görevliler günler sonrasına randevu verirmiş. Haftanın 4 günü "çalışan" Bülbül Hoca, 51'inciyi kabul etmezmiş.
........
Biz Bağarası'na cuma günü gitmiştik.
Hoca'nın üç günlük "hafta tatili"nden birine denk geldiğimiz için, ziyaretçilerin hangi derdine çare aramaya geldiği konusunda soruşturma yapamadık.

Esnaf çok memnun...
Bağarası'nın Bülbül Hocası görüşemedik.
Edindiğimiz bilgelere göre; bir çok gazeteci görüşme girişiminde bulunmuş ve başarısız olmuş.
Hatta ünlü Araştırmacı Gazeteci Uğur Dündar bile gelip, üç gün uğraşmasına, "hatırlı kişileri" devreye sokmasına rağmen, Bülbül Hoca'nın huzuruna çıkamamış.
Yukarıda, "Hoca ile görüşemedik" dedim ama, bu "gazeteci kabul etmeme" hikayelerini dinleyince, görüşme girişiminde bulunmadık.
............
Yanlış anlamayın...
Bülbül Hoca, öyle "kanunen yasaklı üfürükçü cinsinden değilmiş.
Ziyaretçilere verdikleri para karşılığında makbuz kesen, kazancının vergisini veren birisiymiş.
Gezilip görülecek hiç bir özelliği olmayan Bağarası Beldesi'nin bakkalları ve lokantacıları, Bülbül Hoca'nın varlığından son derece memnun.
Beldeye gelen çok sayıda ziyaretçi, alış-veriş ediyor, yemek yiyor, Bağarası'nı "turistik" hale getiriyormuş.

Bu cami bitince okul yaptıracak
Ziyaretçi ücretleri ve çiftçilikten elde ettiği gelirle, hatırı sayılır bir servetin sahibi olduğu anlatılan Bağarası'nın Bülbül Hocası Mustafa Sakarya, beldeye görkemli bir cami yaptırıyor.
Kaba inşaatı tamamlanmak üzere olan 3 katlı cami, iki trilyon liraya mal olacakmış.
Cami için yapı ruhsatı almak üzere belediyeye gelen Mustafa Sakarya'ya ile görüşen Başkan Ünal Yeşil "Hocam, beldemize bir de okul yaptırın" demiş.
Teklifi reddetmeyen Bülbül Hoca, "Cami biter bitmez okul temeli atma" sözü vermiş.
Şimdi Başkan Ünal, cami inşaatının bitmesini dört gözle bekliyor.

Arçelik'in "nostaljik"i...
Bağarası'nda bir de esnaf ziyareti yapıyoruz.
Arçelik Bayii Bülen ve Mehmet Demirler Kardeşler'in dükkanına uğruyoruz.
Büyükçe dükkanda, beyaz eşyadan elektrikli ev aletlerine, cep telefonlarından uydu sistemlerine kadar ne ararsan var.
Hatta şu "sudan ucuz"a satılan Çin Malı motosikletlere kadar.
Bunun dışında, Bağarası'nda üç dükanları daha bulunduğunu belirten Demirler Kardeşler, oralarda da mobilya ve halı sattıklarını anlatıyor.
Çevre belde ve köylerden, hatta söke'den bile çok sayıda müşterileri olduğunu belirten Bülent Demirler, başarı sırrını da "Mal alırken mutlaka nakit para kullanıyoruz. Vade farkı ödemediğimiz için de ucuza almış oluyoruz. Bu avantajı da müşterilerimize yansıttığımız için, tercih ediliyoruz" diyor.
Demirler Ticaret'te "nostaljik" bir Arçelik buzdolabı dikkatimizi çekiyor.
Hani Türkiye'de buzdolabı üretiminin henüz yapılmadığı dönemlerde Amerika'dan gelmiş, krem renkli, yuvarlak hatlı, metal kollu buzdolaplarının aynısı.
Ancak "özel imalat" olan buzdolabının fiyatı, normallerin 1.5 katı...
Milyara çok yakın...

 

GünAyYıl
ARŞİV
- Arşiv bölümünden yazarın eski yazılarına ulaşabilirsiniz



YENİ ASIR İNSAN
İş görüşmeleri lehinize sonuçlansın
"Bizim için fazla iyisiniz!"
Etki alanınızı genişletin
Fakir çocuk şimdi imparator

>>> İnsan Kaynakları ilanları

YENİ ASIR SİNEMA

İzmir sinemalarında gösterimde olan filmler





NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller





Durmuş Odabaşı'nın İNSANLARI

Yücel Elidemir
Sporun çivisi çıktı
Ali Kocatepe
Dijital platform yakında başlıyor
Murat Tuncay
Servis'in penceresi
Dr Tuncay Filiz
Öksürüğü hafife almayın
Ülkü Erakalın
Onları biz yarattık biz öldürüyoruz...
Haftanın Şıkları


            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜNYE     I     REKLAM     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    AÇILIŞ SAYFASI YAP

Yeni Asır, Gaziosmanpaşa Bulvarı No:5 35260 Çankaya, İzmir
Tel:+90(232) 4415000    Fax:+90(232) 4464222