DYP'den ilginç bir çıkış  |
Genel
Başkan yardımcısı Rıza Akçalı "Hedefimizde elbette ki iktidar olmak var"
diyor ve ekliyor: "IMF'ye mahkum olmadan, Dünya'nın ve Türkiye'nin kabul
edebileceği bir program hazırlıyoruz. Bunu da ancak biz yaparız..." Bu
iddialı çıkışın gerekçesini de Akçalı şöyle anlatıyor: "Görüyorsunuz,
bugün satılanların hepsi Adalet Partisi ve Doğruyol Partisi'nin eserleridir. Bunu
yine biz yaparız..." * * * Rıza Akçalı uzun sayılacak bir zamandır,
suskundu. "Bunu ilerisi için hazırlık dönemi kabul edin" diyor ve
bugün parayı bir yana bırakın, iktidarın çiftçiye sevgi bile vermediğini ileri
sürüp devam ediyor: " Tarım ürünü stratejiktir. Dünyada bütün ülkeler
üretecisini sübvanse eder. AB'nin en büyük özelliği üreticiyi desteklemektir.
Bakın, Yunanistan bile pamukta kral oldu. Sebebi budur." * * * Akçalı'ya
göre; mazot ve gübre desteği inandırıcı değil. DYP zamanında gübre desteği
yüzde 50'ydi. Şimdi yüzde 5... Mısırda yüzde 3.7, buğdayda yüzde 7, pamukta
yüzde 6.5 destek var. Akçalı devam ediyor:"Selimşahlar, Manisa'da en çok
pamuk eken ve toprağı pamuga uygun yerdir. Ekim öncesi sorduk. Hiç eken çıkmadı." *
* * Halkın evini, arabasını DYP dönemlerinde aldığını anlatan Akçalı, Türkiye'nin
hem büyüdüğünü, hem işsizliğin arttığını vurguladıktan sonra noktayı koyuyor: "Tarım
sadece ekonomik değil, sosyal bir meseledir. Çiftçiyi, köyünde tutacak bir yol
bulmalısınız. Onlar şehirlere gelirse ne yapacaklar? Bu sorunun cevabı verilmelidir." bi
dakka Dünya Ticaret Merkezi... Belediye'nin
olumlu görüş bildirmesine dayanan Güç Yapı ve Ege Giyim Sanayii yatırım ortaklığı
Basmahane'deki eski otobüs garajı sahasında "Dünya Ticaret Merkezi"
kurmaya karar vermişti: Yıl: 1999... Fakat, bir süre sonra kısır bir döngü
içine girildi. İdare Mahkemelerinde davalar açıldı. Kurulacak tesisin inşaatına
başlanamadı. Dosyalar Danıştay'a gidip geldikçe ortam karıştı. Son durum şu: Bu
yere ait imar planının iptali... Nedeni, bölgedeki trafik yoğunluğunda oluşacak
artış tehlikesi. Oysa, yer altına iki katlı bir otopark ilavesi ile değinilen
tehlike asgariye iner. Ayrıca hamen karşıdaki Fuar'ın sokağa bakan bölümüne rahatlıkla
yeraltı otoparkı kurulabilir. Biraz olumlu düşünmezsek, sadece inşaat sahiplerini
değil, Belediye'yi de büyük bir gelir kaynağından mahrum edeceğiz. Y. İsmet
Anıl
taşlama Siyah
çelişkiler Üzeyir
Lokman Çaycı, Paris'ten göndermiş. İlginç bir taşlama örneği... Keyifle okunması
dileği ile... * * * Boşuna
atma havanı Toz pembe değil meydanlar Gün gelir yukarılardan tükürürsün Gün
gelir Yerlerde sürünürsün Böbürlenmeye
değmez ki hayat Biri bir şeyler yer Düşünürsün Biri bir şeyler der,
Üzülürsün... Daha
fazla vakit kaybetmeden Çuvalın ağzını aç Rahmetli anan Nasihatla
doldursun Anlayana
yerinde bir söz Çok tesirli bir ilaç İlimirfan İnsanın başında bir
taç Değilse bakış ile dövülürsün Değirmene
giden unlanır Düğün yerinde Göbek atan pullanır Akılsızı Kim olursa
olsun kullanır Benden söylemesi : Uyanık dur... Gözlerini iyi aç! Paris,
13.09.2005
hayattan Cevap
bekleyen dilekçe Kasım
Kutlu 30 yıldır elektrik, elektronik ve makina ile uğraşıyor. Almanya, Belçika,
İsrail, İngiltere gibi ülkelerde güneş enerjisi üzerinde araştırmalar yaptı. Bunca
deneyimine rağmen, sektördeki sıtıntıdan o da rahatsız. Çare üretmek istiyor.
Ne var ki "Yollar tıkalı..." diyor ve sorunlardan birini yeniden gündeme
getirip" " Üniversite ile sanayici arasında kopukluk var." diyor
ve devam ediyor: " Özerk kuruluş olan üniversite ile sanayi arasında ilişki
kurulması çok zor oluyor. Biz üniversiteyi ve sanayiciyi suçlamıyoruz." *
* * Kasım Kutlu, yıllar önce Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda yapılan Üniversite
- Sanayi İşbirliği toplantısına da katılmış, orada da konuyu dile getirmiş. Ve
şimdi o günlerde verdiği dilekçenin akıbetini soruyor. Kutlu'yu dinlemeye devam: "Ege
Üniversite'sinin de güneş kürsüsü var ve bu konuda proje çalışmaları yapılıyor.
Uygulamasını yapmak istediğim proje çalışması olduğunu söyledim, dilekçe verdim
ve hala cevap beklemekteyim. Üniversite somut proje istiyorsa, güneş enerjisi
planlarım somut bir projedir." küpe Zenginlik
geçici bulutlar gibidir Tolstoy
günün fıkrası Boynuz İncili
Çavuş, bir harem ağası ile birlikte kurbanlık koyun almaya gitmiş. Ağa sürüleri
dolaşıyor, fakat koçları boynuzsuz diye beğenmiyormuş. Sonunda İncili Çavuş dayanamamış
ve demiş ki: "Ağa hazretleri, bunları da alalım zararı yok. Harem dairesinde
iki gece kalırlarsa, hemen dallı budaklı boynuzlanırlar."
|