27 Ağustos 2005 Yıl: 111

Ana Sayfa

Ortaklık kültürü bölgemizi büyütür
            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Sarmaşık
Can Can
Alışveriş
Astroloji

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler
MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

 

27.08.2005

Bülent Ersoy'un perde arkası!

Çok zor günler yaşıyoruz. Bakmayın siz her şey güllük gülistanlık diyenlere? Aklı başında herkes, gemi parçalanmadan sağ salim bir limana ulaştırmak için gayret ediyoruz.
3 Ekim'de AB çıkmaz sokağındaki, imtiyazlı ortaklık kapıda.. 35 bin kişinin katili Apo'ya, sayın Öcalan denmeye başlandı! Milli Güvenlik Kurulu, Başbakanın "Kürt sorunu" lafını törpülerken; Amerika Erdoğan'a "aferin" diyor!
Memurlar hak arıyor! Köylü, esnaf, işçi, emekli kan ağlıyor. Türkiye'nin gündemi bu iken, bir bakıyoruz; Bülent Ersoy ve Deniz Baykal manşetlerde!

OLACAK ŞEY DEĞİL

Ne günlere kaldık Tanrım? 4 Milyon insanımız aç! 18 milyon insanımız açlık sınırında ve biz... Bülent Ersoy'un, erkekten dönme olduğu için; 24 yıl önce İstanbul'da önünü kesen, sahne yasağını konuşuyoruz! Televizyonlar saatlerce canlı yayın yapıyor!
Ve işin ilginç yanı, kendi kendisini "Ayaklı kütüphane!" ilan eden bu kişi, kendi kendisini yalanlıyor! Can Tanrıyar'la yaptığı söyleşide, "Sahne yasağımın kalkması için bir siyasi benden 100 milyon lira istedi! O şimdi genel başkan" diye Deniz Baykal'ı kastediyor. Ancak sonradan sanırım birileri uyarıyor! Bu söyleşi yayınlanmadan önce, basın toplantısı yaparak; "200 milyon lira vereyim garanti verin dediğim zaman; Baykal bu işin garantisi olmaz dedi ve 200 milyonu kabul etmedi" diyerek 180 derece çark ediyor! Gri elbiseli kişinin Deniz Baykal olduğuna emin misiniz? Bunu şunun için soruyorum; zira daha önce de Bahama Adalarında rüşvet paraları var diye, yine böyle bir çamur atılmıştı?
Bu arada; Mustafa Sarıgül ve Mehmet Tomanbay ve bilumum Deniz Baykal karşıtları, utanmadan belden aşağı vurmaya başladılar. Benim Deniz Beyle aram iyi değildir. Ne hikmetse; soy adlarımız ayni olduğu halde, kanımız ısınmadı! Dibinde ot yeşertmediği ve istikbal vadeden herkesi CHP'den dışladığı için, onu hep tenkit ettim! Ama rüşvet konusunda böylesi bir çamur atılmasına gönlüm razı değil! Çünkü öyle bir adam değil!
Adam bir kere siyasi yasaklı ve kimseye sözünü geçirecek bir makamda değil! Bu bir... İkincisi; Deniz Bey, para canlısı ve rüşvet dağıtacak olsa, Osman Kavran'ın cebinden çıkacağı besbelli, 200 milyonu neden alıp cebine atmasın! Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Yayın öncesi apar topar düzenlenen basın toplantısının amacı hamamın namusunu kurtarmaktı. Ağızlarına yüzlerine bulaştırdılar?

ERSOY, KENDİNİ ANLATIYOR
Dilerseniz pembe nüfuslu Bülent Ersoy'un huyunu suyunu öğrenmek için; 19 Haziran 2005 tarihinde Vatan Gazetesi'nde Elif Ergu ile yaptığı röportaja bir göz atalım. Ve; Ersoy'u, daha yakından tanıyalım.
Bebek Maksim'deki programına gelirken önünden kara kedi geçti diye sahneye çıkmak istemeyen Bülent Ersoy'u patron Fahrettin Aslan'ın; "Ama o kedinin karnı beyaz!" diye ikna ettiğini biliyor musunuz?
Hayatıma 4 kişi girdi! 4 önemli bir sayı değil! Bu benim ne kadar seçici olduğu gösteriyor! Hayal edilmeyecek kadar çok takıntım var. Ben öpüşmeyi sevmem; tüylerim diken diken olur! Beraber olduğum insanla ayni banyoya girmem! Helam, banyom ayrıdır!
Adamlar bana gelirken bir kurban kesiyor, giderken 10 kurban! Müslüman bir ülkede kendimi kabul ettirmem kolay olmadı! Türkiye'de reform yaptım! Elimi sık yıkar, günde 1-2 duş alır, devamlı besmele çekerim. Küçükken kusur yaptığımda, masa altına girip ezan okurdum.
Nasıl tatmin oldunuz mu?
Kadın tanımının en belirgin özelliği doğurma yeteneğinin olmasıdır. Sırf cinsel organı cerrahi müdahale ile biraz benzetildi diye; bir insanın nasıl kadın olduğunu hala anlamış değilim. Sanırım Hipokrat da sağ olsaydı, o da anlamazdı! Bülent Ersoy'un rahmi yoktur, bu yüzden adet göremez, hamile kalamaz! Yani kadın değildir! Ancak üreme organlarını da kestirdiği için; erkek de değildir!
Ameliyat sonrası, o gençlik günlerinin narin kadın görüntüsüyle, sahnelerde fırtına gibi esmektedir. O artık gazinoların paylaşamadığı, İstanbul gece hayatının bir numarasıdır.

TRAVERSTİ KUYRUĞU

Ersoy artık magazin basınının bir numaralı malzemesidir. Kazancı ve meşhurluğu, çok sayıda homoseksüelin başını döndürmüş, bu ameliyatı yaptıranların sayısı çığ gibi artmıştır. Kadın ve erkek sanatçıların yerini travestiler almış, adeta bir moda yaratılmıştır.
Salgın haline gelen bu modaya karşı toplumda reaksiyon uyanmaya başlamıştır! İstanbul'a 4 Aralık 1979 yılında vali olarak Nevzat Ayaz atanmıştır. Özellikle Müslüman toplum, Bülent Ersoy'dan rahatsızdır. Bu rahatsızlığa, iki rakip gazinocu Fahrettin Aslan ile Osman Kavran arasındaki rekabet de eklenince; Bülent Ersoy'un sahneye çıkışı engellenmiştir. Nitekim Ersoy daha sonra yine böyle bir gazino rekabeti yüzünden bacağından vurulmak istenmiş, böbreği isabet almış ve halen tek böbrekle yaşamaktadır.
Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu, gece hayatında çalışacak kadınlar için kurallar koymuştur. Bülent Ersoy'un bu kanuna göre, kadın olarak sahneye çıkması mümkün değildir! Değildir zira; nüfusunda erkek yazmaktadır.
İstanbul'daki bu yasağa rağmen; Bülent Ersoy, Ankara'da polisin göz yummasıyla, sahne almaktadır. Nitekim Başbakan Turgut Özal'ın desteğini alması da, bu sayede olmuştur.

EMİR; TURGUT ÖZAL'DAN
Turgut Özal, Semra Hanımın da isteğiyle Ersoy'a kanat germiştir. 1979 yılı sonunda, İçişleri Bakanı Dr. Mustafa Kalemli'ye verdiği talimatla; bürokrasi çarkı, Bülent Ersoy lehine dönmeye başlamıştır. Hem de son süratle!
Turgut Özal'dan, "Doktor şu işi hallet!" emrini alan Kalemli, fırtına gibi İstanbul'a gitmiş. Nevzat Ayaz'la ve Haydarpaşa Numune Hastanesi Başhekimiyle konuştuktan sonra, kendisine yakın Mehmet Ağar'ı bu işi takip için görevlendirmiştir.
Önce hastaneden, kişinin cinsiyetinin kadın olduğunu belirten belge alınmış ve geri kalan bürokratik işlemler; ayni gün içinde tamamlanmıştır. Bakan Kalemli, bütün gün Vali Nevzat Ayaz'ın makamında oturarak, bu gelişmeleri yakından takip etmiştir. Daha sonra, yargıdaki cinsiyet tashihi ile Bülent Ersoy, 13 Haziran 1988 günü, bedavadan pembe nüfusa kavuşmuştur. Sahne yasağını koyan Vali Nevzat Ayaz'ın, tükürdüğünü yalamaması için, tayini çıkmış ve 18 Ocak 1988 tarihinde Ayaz, İzmir Valisi olarak göreve başlamıştır.
Hikayeyi dinlediniz! Sizce; Bülent Ersoy, masanın altına girip ezan okumaya başlasın mı, başlamasın mı? Karar sizin?


 
Yazıyı
Tavsiye et


GünAyYıl
ARŞİV
- Arşiv bölümünden yazarın eski yazılarına ulaşabilirsiniz


YENİ ASIR İNSAN
Çalışanlarınıza paradan fazlasını verin
Beden dilini etkili kullanan kazanıyor
Avustralya 20 bin işçi alacak
"Yaşamak için markanı değerli kılmak zorundasın"

>>> İnsan Kaynakları ilanları

YENİ ASIR SİNEMA

İzmir sinemalarında gösterimde olan filmler





NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller





Durmuş Odabaşı'nın İNSANLARI

Yücel Elidemir
Bizim meslekte akıl ve yeteneğin yetmediği oluyor
Ali Kocatepe
O kafalar değişmedikçe...
Murat Tuncay
ÖFKE!.
Dr Tuncay Filiz
"Hipotiroidi" sağırlık yapıyor!
Ülkü Erakalın
Ali Baba'yı kim oynayacak?
Haftanın Şıkları


            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜNYE     I     REKLAM     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    AÇILIŞ SAYFASI YAP

Yeni Asır, Gaziosmanpaşa Bulvarı No:5 35260 Çankaya, İzmir
Tel:+90(232) 4415000    Fax:+90(232) 4464222