14 Nisan 2005 Yıl: 110

Ana Sayfa

            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Sarmaşık
Can Can
Alışveriş
Sinema
Astroloji
Ne Nerede

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

 




Yaşamda Kalite -3- / Hazırlayan: Filiz İçke

VÜCUDA GİREN BESİN VE OKSİJEN ALIMINI MÜKEMMEL HALE GETİRMEK ELİNİZDE
'Yoga'nın gücü adına

Doğuda yaklaşık 7 bin yıldır uygulanan, son 200 yılda başta Amerika olmak üzere Türkiye'de ve tüm dünyada büyük bir hızla yayılan yöntem, ruhu ve bedeni yeniliyor

Görünen ve görünmeyen her yaratık evrendeki enerjinin bir parçasıdır. Düşünce, korku ve cesaret de birer enerjidir. Bu enerjilerin iyisi mutluluk, sağlık ve başarı kazandırırken kötüsü mutsuzluk, hastalık ve başarısızlık getirir. Evrendeki görünen ve görünmeyen, olumlu ve olumsuz etki yapan enerjiler vücudumuzu "Aura" olarak kuşatır. Auramızı kuşatan yaşamsal enerji solunum ve düşünce ile vücuda alınarak omurilik boyunca uzanan dikey enerji merkezlerinde dolaşır.
İnsandaki aura canlı insan vücuduna işlemiş olan ve onu çevreleyen yüksek elektrik yüklü bir alandır. Yunanca soluk anlamına gelen "avra" kelimesinden türeyen aura insanın enerji alanı olup evrensel enerjinin insan vücuduna bağlı parçası durumundadır.

ENERJİ DENGESİ
Vücuttaki enerjinin dengelenmesini yaklaşık 10 bin sene öncesinden günümüze kadar gelen yoga sağlamaktadır. Yoga yapmasını bilmeyen kişiler vücutlarındaki enerjiyi dengelemek için şiatsu, refleksoloji ve reiki gibi terapiler uygulayan insanlara ihtiyaç duyar. Bu saydığımız yöntemler enerji dengelenmesine yardımcı olurken masaj etkisi yaptıkları için yoga yapan kişiler de bu terapilerden yararlanabilir.

SEKİZ TERAPİ
Yoga kişinin bilincinin kozmik bilinçle birleşmesi anlamına gelir. Doğuda yaklaşık 7 bin yıldır uygulanan yoga, son 200 yılda başta Amerika olmak üzere tüm dünyaya yayılmıştır.
Yoga solunum, zihinsel ve fiziksel olarak uygulanan 8 ana terapiye ayrılır:
1- "Yama" (Camo): Başkalarına karşı davranışları düzeltmek. (Bilerek hiç kimseye zarar vermemek, yalan söylememek, her hareketin tanrı tarafından görüldüğünü kabul etmek, ihtiyacı kadar kullanmak)
2- "Niyama" (Niyamo): Kendine karşı olan davranışları düzeltmek. (Bedeni ve ruhu temiz tutmak, tatminkar olmak, başkalarına yardım ederken acı çekeceğini kabul etmek, her zaman tanrıyla beraber olmak.)
3- "Asana": Sağlık ve huzur veren duruşlar.
4- Pranayama: Yaşam enerjisini kontrol eden solunum tekniği.
5- Pratyahara (Pratahara): Her şeyi tanrıya teslim etmek.
6- Dharana (Darana): Tanrının gücünü içimizde hissetmek.
7- Dhyana(Dehana): Meditasyon
8- Samadhi(Samadi): Aydınlığa kavuşmak, evrenle ve tanrıyla bütünleşmek.

TEDAVİ EDİCİ
Fizyoterapi fiziksel anatomide yer alan organları çalıştırıp, daha iyi besin ve oksijen kullanmalarına yardım ederek hastalanmalarını önler ve tedavilerine yardımcı olur. Yoga ise fiziksel anatomide yer alan organların yanı sıra psikolojik etki yaratır. Vücudun enerjisini dengeleyerek besin ve oksijen kullanımını mükemmel hale getirir.
Bu sayede beden ve ruh sağlığını en üst düzeyde bütünleştirir ve insanı tedavi eder. Yogaya başlarken yaşam enerjisi ve psikolojik anatomi hakkında bilgi edinmek, yoganın 8 ana prensibini günlük yaşama dahil etmek, evrensel ve pozitif düşünüp stres, kıskançlık, sevgisizlik, hırs gibi olumsuz düşüncelerden sıyrılma çabası içinde olmak gerekir.

Zihinsel ve bedensel dinlenme
Gevşemek aklımızdaki düşünceleri ve vücudumuzdaki yükü bir an olsun bırakmak anlamına gelir. Bu sayede zihin ve beden olayların etkisinden kurtularak eksilen enerjiyi geri alma fırsatı bulur.
Bu işi başarmak başlangıçta acemi bir binicinin vahşi bir ata binmesi gibi zor gelebilir.
Zamanla atın eğitilip binicinin ustalaşması gibi gevşemeyi başarmak kolaylaşır.
Gevşemeyi başarmanın anahtarı doğru nefes alıp vermektir. Bu nedenle önce nefes alıp verme tekniği öğrenilmeli, daha sonra gevşeme tekniğine başlanmalıdır.

Klasik gevşeme
Düzgün ve rahat bir zemin üzerine sırtüstü uzanın. Vücudunuz, kollarınızı ve ayaklarınızı rahat bırakın. Tüm dikkatinizi iki kaşınızın ortasında toplayın ve aklınızı nefes alıp vermenize yönlendirin. Bir süre normal solunum ritminde karın bölgenizin nefes alırken şişmesini, nefes verirken inişini izleyin.
Daha sonra aklınızı ayaklarınıza yönlendirin. Ayaklarınızın ağırlaşması ve gevşemesi için kumun altında gömülü olduklarını düşleyin. Bu olayı düşünce yoluyla görselleştirdikten sora önce sağ ayak baş parmağınızın, sonra sol ayak baş parmağınızın ayak bileğinizden başlayarak yukarıya doğru yavaşça ilerleyip iki kaşınızın arasına yerleştiğini düşleyin. Her iki ayak baş parmağınızı iki kaşın arasında görselleştirdikten sonra aldığınız her nefes için tanrıya şükrederek dinlenmeye geçin.
Bu dinlenme süresince vücudun tamamı kuma gömülmüşçesine ağırlaşır gevşer ve uykuya dalar.
10-15 dakika sonra güne yeni başlamışçasına zindelik kazanarak uyanırsınız. Gevşeme egzersizi, solunumu ve kalp atışlarını yavaşlattığı için gece uykudan önce uygulanmamalıdır.

Uykusuzluğa son
- Kan dolaşımını rahatlatarak tansiyonu dengeler.
- Bedeni ve zihni dış etkenlerin olumsuz etkilerinden kurtararak huzura kavuşturur.
- Konsantrasyonu geliştirerek içinizdeki enerjiyi özgür bırakır.
- Uykusuzluğu giderir. Vücut 10-15 dakika içinde bir gece uyumuş kadar dinlenir.
- Öğle saatlerinde yapılırsa öğle yemeğinin daha iyi sindirilmesine yardım eder, vücuda güç kazandırır.
- Gerginlik ve stresi gidererek bunlara bağlı fiziksel ve zihinsel sorunları önler.

Önce ılık bir banyo
Meditasyon beden, zihin ve ruh sağlığını en üst düzeyde birleştirmeye yarar. Bir din, inanç veya kişiyi havalarda uçurma amacı gütmeyen meditasyon zihindeki karmaşık duygu ve düşünceleri düzene sokar ve konsantrasyon yeteneğini artırarak eylemlerin en iyi şekilde yapılmasını sağlar.
Bir kişi meditasyona başlamadan önce soluk alıp vermeyi öğrenmelidir. Çünkü enerji evrenden soluk ve düşünce yoluyla vücuda alınır. Meditasyon öncesi ılık bir duş almak ve duruşları doğru yapmak önemlidir. Duruşlardaki en küçük bir rahatsızlık dikkatin dağılmasına ve konsantrasyonun bozulmasına neden olur. Meditasyon yatarak ve oturarak yapılır.
Bu iki vaziyetin birleşimi artı işaretini meydana getirir. Meditasyonu yatarak yapıyorsanız yattığınız yer düzgün ve rahat olmalı, oda fazla sıcak ve soğuk olmamalı meditasyon yaparken vücut bir örtüyle örtülmelidir. Dikey meditasyon yapıyorsanız gövde ve baş hiçbir kuvvet harcamadan dik tutulmalıdır.
Omurga, omuz, kol, boyun ve yüz kasları gevşek bırakılmalı dik durmak ve gevşemek için meditasyon süresinde ek bir güç harcanmamalıdır.
Meditasyonun ne zaman yapıldığından çok sürekli yapılması önemlidir. Zorunlu hallerde meditasyon her saatte yapılabilir. Uzakdoğu'da önerilen zamanlar şafak vakti, gün ortası ve akşam alacakaranlıktır.
Süresi normalde 10-15 dakikadır ancak 5 dakika da uygulanabilir. Meditasyonda gerçek başarı o anda duyulan huzuru günlük yaşama aktarabilmektedir. Yağmur, fırtına, dalga gibi doğal sesler meditasyon kalitesini artırırken trafik, ses kirliliği ve benzeri yapay sesler bozar. Mantra; meditasyon halinde kişi tarafından tekrarlanan bir kelimedir. Amaç dikkati toplamak ve yapılan işi görselleştirmektir.

Yaşam enerjisi

Eczacı Terapist VEDAT AKAR

Kelime anlamı "Hareketli kuvvet" olan enerji bütün evreni kaplar. Ki=yaşam enerjisi=Bioenerji. Bu enerji Batı tıbbındaki kalorilerle karıştırılmamalıdır. Kaloriler kas gücü harcandığı sürece tüketilen bir yakıttır. Kas ve iş gücü için harcanırlar.
Yaşam enerjisi ise kanın dolaşmasını ve organların çalışmasını sağlayan dirimsel bir güçtür. Bu enerjiye sahip olmayan bir vücut yakıttan yoksun bir makineye benzer. Ki enerjisi başlı başına görülemez, ancak aktivitesi vücutta kendini gösterir.
Bir yaranın kendi kendine iyileşmesi, kırığın kaynaması Ki'nin gerçekleştirdiği olaylardır. Ki; yaşam gücünün temelidir, azaldığı zaman organların çalışması, enzim ve hormonların salgılanması, besinlerin hücreler tarafından kullanılması zorlaşır. Bunun sonucunda vücut hastalanır.

Çakralar
Dolaşım ve diğer sistemler gibi fiziksel anatomimize ilaveten vücudumuzda normalde görünmeyen ve anlaşılması güç bir psişik anatomi daha mevcuttur. Görünmeyen ve çakra diye bilinen bu büyük enerji merkezleri vücudun dışından aura ile kuşatılır ve sayıları 7 adettir. Omurganın tabanından başlayarak başın tepesine kadar sıralanırlar. Omurga boyunca uzanan dikey enerji akımında dolaşan yaşam enerjisini buradan ödünç alıp akupunktur noktaları ve enerji kanalları yardımıyla hormonlara ve kana ulaştırarak metabolizmaya sokarlar.
Aşağıdan yukarıya doğru sıralanan ilk 5 çakra bedenle ilgilidir. Bu bölgede yer alan:
Birinci çakra mahrumiyet çakrasıdır. Büyüme, gelişme ve kişiliğin oluşması üzerinde önemli derecede etkili olur. Olumsuz olaylardan negatif etkilenir.
İkinci çakra yaratıcılığı geliştirir. Kızgınlık ve öfkeden negatif etkilenir.
Üçüncü çakra denge, tatminkarlık ve paylaşmayı geliştirir. Aşırı hırstan negatif yönde etkilenir.
Dördüncü çakra savunma sistemini geliştirir. Üzüntülerden negatif etkilenir.
Beşinci çakra içimizdeki enerji bütününün bir parçasını oluşturur. Aşağıdaki çakraların negatif etkilerini süzerek yukarı çıkmasını engeller. Kıskançlıktan negatif etkilenir.
Altıncı çakra düşünce ve yargı merkezleridir. Geçmiş ve gelecek hakkında olumsuz düşünmeyi önleyerek doğa üstü olayları bildirir. Aşağıdaki çakraların enerjisi alçakgönüllülükle buradan geçer.

Özüne dönüş
Kibirli ve affedici olmamaktan negatif yönde etkilenir. Tüm çakraların orkestra şefidir.
Yedinci çakra her şeyin bestesini yapar. Kral çakradır. Makro psişik çakra adını alır.
Geçmişten ve gelecekten gelen endişeleri ortadan kaldırarak aydınlığa götürür. Kötülük ve adil düşünememekten negatif yönde etkilenir.
Enerjiyi bu çakraya çekmek zordur. Ancak uzun süre meditasyon yapan kişiler başarabilir. Kişiyi kutsileştirerek maddeci ilişkilerden kurtarıp kendi özüne döndürür.


YARIN: ŞİATSU, REİKİ, FİTOTERAPİ, AROMATERAPİ

 



YENİ ASIR SİNEMA

Gelecekten bıktı geçmişe dönüyor


İzmir sinemalarında gösterimde olan filmler




NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller



ALIŞVERİŞ GAZETESİ
Eteklerde bahar coşkusu!
Seksi ama sevimli!
Baharın ruh hekimleri!
Toyoto'dan tank gibi araba
ETKİNLİKLER
Sağlıklı spor için doğru ekipman

SARMAŞIK
Düdüklü polisler sokakta
"Tek sevgilim, kedim"
"Theat Ra" iddialı bir oyun ile geliyor "En İyi Aile"
Toplumda İstanbul saplantısı var...
Ezme bezelye çorbası


            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜNYE     I     REKLAM     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    AÇILIŞ SAYFASI YAP

Yeni Asır, Gaziosmanpaşa Bulvarı No:5 35260 Çankaya, İzmir
Tel:+90(232) 4415000    Fax:+90(232) 4464222