13 Nisan 2005 Yıl: 110

Ana Sayfa

            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Sarmaşık
Can Can
Alışveriş
Sinema
Astroloji
Ne Nerede

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

 




Yaşamda Kalite -2- / Hazırlayan: Filiz İçke

BESLENMENİN ESASI KİLO ALMAK VEYA VERMEK DEĞİL BEDEN- RUH SAĞLIĞINI KORUMAKTIR
Gıdaları karıştırmadan tüketin

Örneğin nişastalı gıda patates ile proteinli gıda et aynı öğünde yenilirse vücut patatesi sindirmek için alkali salgı, eti sindirmek için asit salgı üretir. Bu durumda her iki gıda da sindirilemez

"Doğal Yoldan Hücre Rejenerasyonu- Yaşamda Kalite" adlı kitabın yazarı Eczacı Terapist Vedat Akar sorularımızı yanıtlamayı sürdürüyor;
- Beslenmeyi nasıl tarif edersiniz?
Beslenme; besin maddelerinin dışarıdan alınarak emilebilir hale getirilip kullanılması, fazlasının depo edilmesi, depo edilemeyen miktarlarının ve artıklarının atılması evrelerini içerir. Beslenmenin esası kilo almak veya vermek değil beden ve ruh sağlığını korumaktır. Bu da iç sistemin güçlenmesine, dolayısıyla hücrelerin beslenmesine ve temizlenmesine yönelik bir beslenme tarzıyla sağlanabilir.
- Gıdaların besin değerini koruyup toksik tesir kazanmasını nasıl önleyebiliriz?
İç ortamın hücre sağlığını koruyacak düzeyde değişmez tutulması gıdaların besin değerini koruyup toksik tesir kazanmasını önlemekle sağlanabilir. Bunun çaresi gıdaları karıştırmadan tüketmektir. Gıdalar konsantre (oksitlenen) ve konsantre olmayan gıdalar (oksitlenmeyen) olarak iki ana gruba ayrılır. Konsantre gıdalar kendi aralarında nişastalı ve proteinli gıdalar, konsantre olmayan gıdalar da meyveler ve çiğ sebzeler olarak ikiye ayrılır. Sebzeler pişirildikçe konsantre gıdaya dönüşürler. Örneğin patates çiğken sebze, pişirildikten sonra nişastalı besin grubuna girer. Bu gıdalardan meyve şekerleri direkt, nişastalı gıdalar alkali salgı ile, proteinli gıdalar asit salgı ile ve çiğ sebzelerde bululan canlı enzimlerle sindirilerek kana karışır.
Bu nedenle gıdalarımızı meyveler, nişastalı gıdalar ve proteinli gıdalar olmak üzere 3 ayrı öğünde yemek içmek zorundayız. Bu şekilde beslenirsek gıdaların işe yarayan kısımları daha kolay ve çabuk sindirilip kana verilir.
İşe yaramayan kısımları da daha kolay ve çabuk dışarı atılır. Bu sayede tüm gıdaların besin değerleri korunur, toksik tesir kazanması önlenir.
- Bu kurala uymadığımızda ne olur?
Gıdalar karıştırılarak yenilip içilirse zor sindirilirler. Midede uzun zaman bekleyerek besin değerlerini kaybedip toksik tesir kazanırlar. Mideden barsaklara geçmeden mikroplar ve bakteriler tarafından tüketilirler. Sindirim sisteminde parazitlerin üremesine neden olurlar. Oksitlenirler. Bu olay ağız kokusu, sindirim sancısı, mide ve barsakta gaz gibi sorunlarla kendini gösterir.
- Buna örnek verebilir misinz?
Örneğin nişastalı gıda patates ile proteinli gıda et aynı öğünde yenilirse vücut patatesi sindirmek için alkali salgı, eti sindirmek için asit salgı üretir. Bu salgılar midede karşılaşınca nötr hale gelirler. Nötr ortam da patates de et de sindirilemez. Bu gıdaların sindirilebilmesi ve mideden barsağa geçebilmesi için mide tekrar tekrar asit ve alkali salgı üretmek zorunda kalır. Sindirim için bu kadar enerji tüketilmesine rağmen gıdalar toksik etki kazanırsa kar edemeyen işletmenin iflas etmesi gibi vücut enerji iflasına uğrar ve hücrelerde dejenerasyon başlar.
- Bir günlük örnek bir beslenme programı nasıl olmalıdır?
Gıdaları öğünlere göre şu şekilde ayırabiliriz:

Sabah kahvaltısı
Aç karnına 1-2 bardak ılık su, 1 bardak bitki çayı,
1 tatlı kaşığı bal veya pekmez, meyve (şeker hastaları şeker oranı düşük bir meyve yemelidir). Kolay sindirilen ve çabuk kana karışan bu gıdalar vücudun vitamin, mineral ve acil enerji ihtiyacını karşılar. Kanın temizlenmesini ve güne enerjik başlamayı sağlar.
Sabah ve öğle arası:
1-2 bardak su. Arzu edenler bir bardak süt içebilir.

Öğle
Alkali salgı ile sindirilebilen nişastalı gıdalar grubundan oluşan bu öğünde pişirilmiş sebze, tahıl ve bakliyat yenmelidir. Öğle öğününde yenilen bu gıdalar yavaş yavaş enerjiye dönüştükleri için akşama kadar ihtiyaç duyulan enerjinin karşılanmasını sağlarlar. Bu gıdalar beraber pişirilip yenirse daha besleyici ve lezzetli olur.

Öğle ve akşam arası
1-2 bardak su, bitki çayı, ayran, ağır işlerde çalışanlar tatlı yiyebilir.

Akşam yemeği
Bu öğün yeşil salata ve hayvani gıdalardan oluşmalıdır. Çinliler bu oranı 2 kısım salata, 2 kısım hayvani gıda, 1 kısım ekmek şeklinde önerirler. Akşam yenilen bu gıdalar seks hormonu başta olmak üzere tüm hormonların salgılanmasını kolaylaştırır. Akşam yemeğinden sonra vücuda rahatlık veren ve uyumayı kolaylaştıran bitki çayları içilebilir.

- Öğünler arasında ne kadar zaman aralığı olmalı?
Midedeki gıdalar barsağa geçmeden yenilen bir lokma gıda daha önceden yenilen gıdaların mideden barsağa geçmesini geciktirir. Bu da gıdaların midede fazla beklemesine, besin değerlerini kaybedip toksik tesir kazanmasına neden olur. Aç karnına olmak şartıyla gıdaların mideden barsağa geçiş süreleri şöyledir:
- Su yudum yudum ve ılık içilirse: Midede beklemeden barsağa geçer.
- Meyve suları: yarım- 1 saat
- Meyveler: 2 saat
- Çorbalar: 2 saat
- Pişirilmiş sebzeler: 2-4 saat
- Tahıllar: 2-4 saat
- Bakliyatlar: 2-4 saat
- Hayvani proteinler: 4-5 saat
- Kızartmalar: 5-7 saat
- Yağlar: 7-8 saat

Detoks kürü

"Detoks kürü bir zayıflama programı olarak algılanmamalıdır"

Detoksun amacı vücuttaki zehiri boşaltmak ve kanı temizlemektir. Konsantre gıdalar oksitlenerek vücutta toksin birikimine neden olurken konsantre olmayan gıdalar konsantre gıdaların oksitlenmelerini önler ve
toksinlerin boşaltılmasına yardımcı olur.
Bu nedenle detoks küründe sadece sebze, meyve ve taze preslenmiş meyve sularıyla beslenilmeli ve bol su içilmelidir. Ancak meyve ve sebzeler ayrı öğünlerde yenilmelidir.
Mide problemi olanlar meyveleri şekersiz hoşaf yaparak, sebzeleri buharda pişirerek, sebze çorbası yaparak veya bir dakikadan fazla olmamak şartıyla haşlayarak yiyebilirler. Kür süresince günde en az bir öğün meyve, iki öğün sebze yenmeli, içilebildiği kadar su içilmelidir.
Detoks kürü uygulanırken zehirlerin boşaltılması esnasında baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı ishal gibi reaksiyonlar görülebilir. Bu reaksiyonların az görülmesi için küre girmeden birkaç hafta önce gıdaların besin değerini koruyup toksik tesir kazanmasını önlemeye yönelik beslenme uygulanmalıdır. Detoks kürü haftada bir, ayda birkaç gün uygulanabilir. Aylık kürler zehirlerin boşaltıldığını gösteren belirtiler veriyorsa kür süresi uzatılır.
Kürün süresi kişinin yaş ve sağlık durumuna göre değişir. Kişinin kendisini bedensel ve zihinsel olarak iyi hissetmesi zehirlerin temizlendiğini gösterir. Kürden sonra vücudun sesini dinleyip yanlış beslenme alışkanlıklarına dönmemek için çaba göstermek gerekir.

Örnek detoks mönüsü
Sabah kahvaltısı
Birkaç bardak ılık su, 1 bardak toksinlerin boşaltılmasına yardımcı bitki çayı (balla veya birkaç damla limonla tatlandırılabilir), 1 meyve.

Öğle
Toksinlerin boşaltılmasında etkili olan sebzelerden yapılmış tuzsuz ve yağsız salata. Limon ilave edilebilir.

Öğle ve akşam arası
1 bardak toksinlerin boşaltılmasına yardımcı bitki çayı

Akşam
Mideyi 1 litreden fazla doldurmadan toksinlerin boşaltılmasına yardımcı olan meyveler veya sebze salatası

Akşam yatarken
1 bardak rahatlatıcı bitki çayı

DEDOKS KÜRÜ YAPARKEN
Bunları yiyin
Vücuttaki toksik maddelerin birikimi iç ortamı asidik yapar. Bu da organların ve zihnin tam kapasite ile çalışmasını önler. Bu nedenle detoks kürü süresince alkali özellik taşıyan meyve ve sebzelerle beslenmek gerekir.

Meyveler
Elma, üzüm, taze fındık, taze ceviz, muşmula, kiraz, kivi, şeftali, armut, çilek, taze limon suyu ve özellikle şeker hastaları için karpuz kabuğu suyu

Meyve tohumları
Ceviz, kayısı, badem, fındık gibi tohumların tazesi vücuttaki zehirlerin temizlenmesi ve kanser tedavisinde kullanılan laetril maddesi taşır. Ancak 10 adetten fazla yememek gerekir.

Sebzeler
Filizlendirilmiş buğday tohumu, turp, soğan, sarımsak, semizotu, enginar, havuç, kereviz, lahana, pancar, brokoli, karnabahar, marul, roka, maydanoz, kuzu kulağı, ısırgan otu.

Bunları yemeyin
Kavun, portakal, greyfurt, mandalina gibi asit içeren meyveler. Avokado gibi kuvvetli besin öğeleri taşıyan meyveler, yüksek nişasta taşıyan muz ve kuru meyveler ile gaz yapan sebzeler

Hastalık da sağlık da kişinin seçimidir

Taocu yönteme göre şişmanlık ve erken yaşlanma gibi hastalıkların altında metabolizma zayıflığı yatar. Metabolizmayı güçlendirmenin çareleri; doğru nefes alıp verme, gıdaların besin değerini koruyup toksik tesir kazanmasını önlemeye yönelik beslenme, şifalı bitkilerle toksin boşaltma, vücutta yağ ve su birikimini önleme ve detoks kürleri gibi yöntemlerden geçer.

Doğal Terapi Yöntemleri
Fizyoterapi Teknikleri
- Solunum egzersizleri
- İç Egzersizler
- Medikal Egzersizler
- Medikal Masaj
- Karyopratik

Bioenerji Terapiler
- Yoga
- Meditasyon
- Şiatsu
- Reiki

Beslenme Terapisi: Gıdaların besin değerini korumaya ve toksik tesir kazanmalarını önlemeye yönelik beslenme.
Vücut İç Temizliği Terapileri: Vücuttaki yağ, su ve toksinleri boşaltmak.
Fitoterapi ve Aromaterapi: Şifalı bitkilerin çaylarını içmek aromaterapi tekniğine göre selülit tedavisi, cilt, el, ayak, tırnak ve saç bakımı yapmak
Tüm bu yöntemlerin başlıca Yararları:
- Anne ve baba adaylarını sağlıklı bir bebek yapmaya hazırlar.
- Büyüme ve gelişmeyi hızlandırır, nesli güzelleştirir.
- Mental durumu geliştirir. Öğrenme ve öğretme üzerinde olumlu etki yapar.
- İş verimliliğini artırır, yaratıcı gücü geliştirir.
- Özgüveni arttırır.
- Kilo, varis, ödem, selülit ve benzeri sorunları kesin ve kalıcı olarak önler.
- Ağrı ve yorgunlukları giderir, zindelik ve canlılık verir.
- Stres ve gerginliği önler, anksiyete ve depresyon riskini azaltır.
- Omurga, el, ayak, diz, kalça gibi her türlü hareket sistemi rahatsızlıklarını önler ve tedavilerine yardımcı olur.
- Doğum sonrası ve menopoz sorunlarını çözer.
- Cinsel isteksizliği giderir.
- Metabolizma bozukluğu ve hormonal dengesizliğe bağlı oluşan sorunları önler.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Hazımsızlık, kabızlık, solunum ve kalp yetersizliği sorunlarının önlenmesi ve giderilmesinde kesin ve kalıcı olarak etkili olur.
- Her türlü ilaç bağımlılığını önler.
- Ağrı ve romatizmal sorunların önlenmesine ve tedavisine yardımcı olur.
- Cildi besler, canlılık ve güzellik kazandırır.
- Görme ve işitme bozukluklarını önler ve tedavilerine yardımcı olur.
- Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi kötü bağımlılıklardan kurtarır.
- Uykunun kalitesini artırır, uykusuzluğu giderir.
- Kişinin hedeflerine konsantre olarak daha başarılı olmasını sağlar.
- Yaşlanmayı geciktirir ve başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır.
- Hastalık, sakatlık ve operasyon sonrası eski gücü kazandırır.
- Biyolojik olarak gençleştirir.

YARIN: AURA NEDİR? ÇAKRALARIMIZ VE BİZ




YENİ ASIR SİNEMA

Gelecekten bıktı geçmişe dönüyor


İzmir sinemalarında gösterimde olan filmler




NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller



ALIŞVERİŞ GAZETESİ
Eteklerde bahar coşkusu!
Seksi ama sevimli!
Baharın ruh hekimleri!
Toyoto'dan tank gibi araba
ETKİNLİKLER
Sağlıklı spor için doğru ekipman

SARMAŞIK
Yaşadığı onca acıya karşın yenik düşmedi
Küçük ayrıntılar gözden kaçmıyor!
Fransız Kültür Merkezi'nde Visconti filmleri gösterimde
Sanatta gerilemek İzmir'e yakışmaz
Tavuk kroket


            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜNYE     I     REKLAM     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    AÇILIŞ SAYFASI YAP

Yeni Asır, Gaziosmanpaşa Bulvarı No:5 35260 Çankaya, İzmir
Tel:+90(232) 4415000    Fax:+90(232) 4464222