|
Yaşamda
Kalite / Hazırlayan: Filiz İçke
İşe doğru nefes almakla
başlayın
Karın
başta olmak üzere solunum egzersizlerinin oksijen karbondioksit değişimini artırmanın
dışında çok önemli fiziksel, zihinsel, fizyolojik ve biyolojik faydaları var
Başlarken Doğal
tedavi yöntemleri; vücut iç ve dış temizliği, gıdalar, temiz hava, şifalı bitkiler,
kaplıcalar, egzersizler, yoga ve meditasyon bir yandan hücrelerin yaşam kaynağı
olan besin ve oksijeni karşılarken öte yandan hücrelerde zehir etkisi yapan karbondioksit
ve artıkları temizleyerek gençlik ve sağlık getiriyor. Bu hafta, ömrü uzatan
Batı ve Uzakdoğu terapilerini bir yaşam biçimi halinde aynı çatı altında toplayan
"Doğal Yoldan Hücre Rejenerasyonu-Yaşamda Kalite" adlı kitabın yazarı
Eczacı Terapist Vedat Akar'la birlikteyiz. Titiz bir çalışma sürecinin ardından-buna
yoga ve meditasyon seanslarına bizzat katılmak da dahil- tüm bu yöntemleri uygulanışlarıyla
birlikte açıklayan, zaman zaman uzmanımızla, zaman zaman uyguladığı tedavi yöntemlerini
deneyimleyen hanımefendi ve beyefendilerle yapılan röportajlar ve önsözü Profesör
Doktor Veli Lök tarafından kaleme alınan kitaptan yapılan birebir alıntılarla
yerimizin elverdiği ölçüde dolu dolu konumuzu işlemeye çalıştık. Mesele tek
başına beden sağlığını korumak değil, bedenen canlı ve zinde, ruhen dingin ve
huzurlu, zihinsel olarak verimli ve başarılı olmak. Bu dizi size yepyeni bir yaşam
biçimi, yepyeni bir insan vaad ediyor... |
İnsan yaşamı ilk solukla
başlar ve son solukla sona erer. Arada geçen süreçteki kaliteyi belirleyen
ise nasıl soluk aldığınızdır. Daha iyi bir yaşam için çeşitli solunum
egzersizleri var. Terapide en çok kullanılanlar ise; karın solunumu, göğüs
solunumu ve ikili solunum.
- Solunum egzersizlerinin başlıca yararları nelerdir?
Solunum egzersizi deyince akla ilk oksijen alıp karbondioksit vermek gelir.
Bu nedenle bir çok kişi solunum egzersizini sadece açık havada yapmak
ister.
"Bu kirli havada oksijen yok ki. Niye solunum egzersizi yapayım"
diye düşünür. Oysa bu düşünce yanlıştır. Çünkü tüm solunum egzersizlerinin
amacı sadece temiz hava almak değildir.
Karın solunumu başta olmak üzere solunum egzersizlerinin oksijen karbondioksit
değişimini artırmanın dışında çok önemli fiziksel, zihinsel, fizyolojik
ve biyolojik faydaları vardır.
Örneğin normal bir solunumda akciğerlere 500 ml hava dolup boşalırken,
solunum egzersizleri anında bu miktar erkeklerde 7-8, kadınlarda 5 misli
artar. Solunum egzersizleriyle dolaşım, sindirim ve boşaltım organları
bir uyum içinde daha etkili çalışır.
STRESE SON
- Karın solunumu nedir?
Normal bir solunum ritmi ve göğüs solunumu yaparken daha çok solunum kasları
kullanılır. Karın solunumunun amacı ise solunum işlevine karın ve diyafram
kaslarının da katılmasını sağlamaktır.
Karın solunumu zihni parazit düşüncelerden arındırarak yapılan işin daha
kolay başarılmasını ve verimli olmasını sağlar. Ayrıca vücudu stres, gerginlik,
uykusuzluk, baş ağrısından kurtarır.
Zihinsel ve bedensel aktivitelerin başlangıç noktası konsantre olmaktır.
Soluk alıp verme işlemi beyindeki solunum merkezi tarafından düzenlendiği
için kişi solunum egzersizlerini "konsantre olmak" ve "Solunum
ritmini bulmak" işlevlerini yerine getirdikten sonra uygulayabilir.
- Karın solunumu için nasıl konsantre olabiliriz?
Klasik bir konsantre olma tekniğini 4 adımda şöyle tarif edebiliriz:
1. Düz ve rahat bir zemin üzerine uzanıp sağ elinizi göğsünüzün, sol elinizi
de karnınızın üzerine koyun. Ayaklarınızı, vücudunuzu, omuzlarınızı ve
başınızı gevşek bırakın.
2. Dudaklarınızı tebessüm eder şekilde hafifçe açın.
3. Gözlerinizi kapayıp zihninizdeki tüm düşünceleri erteleyin ve dikkatinizi
iki kaşınızın arasında toplayın.
4. Aklınızı soluk alışverişinize yönlendirin. Zihninizle havanın soluk
alırken burundan girerek ciğerlere doluşunu, soluk verirken ağızdan çıkarak
ciğerlerden boşalışını buluncaya dek bekleyin. Daha sonra solunum ritmini
bulmaya geçin.
- Solunum ritmini bulmak ne anlama geliyor?
Solunum kaslarının oksijen ihtiyacı duyunca kasılıp, karbondioksit verme
ihtiyacı duyulunca gevşedikleri anı bulmaya "solunum ritmini bulmak"
adı verilir. Normal bir solunum ritminde nefes alma süresi 2 saniye, nefes
verme süresi 3 saniyede tamamlanır. Solunum ritmi dakikada 12-16 defa
yapılır. Nefes alıp vermeyi bilen kişilerde yavaş, geniş ve derin; nefes
alıp vermeyi bilmeyen kişilerde veya stres, korku ve benzeri hallerde
hızlı, kesikli ve yüzeysel olur.
- Solunum ritmimizi nasıl bulabiliriz?
Solunum ritmini bulmak için aklınızı ellerinize yönlendirin. Ellerinizin
bir şamandıra gibi her soluk alışta yükselişini ve her soluk verişte inişini
izleyin. Bu yükseliş ve inişlerin yavaş, geniş ve derin mi, yoksa hızlı,
kesik kesik ve yüzeysel mi yapıldığını tespit edin. Bir süre kalbinizin
rahatlamasını ve solunumunuzun yavaşlamasını bekleyin. Daha sonra karın
solunumuna geçebilirsiniz.
SEKİZ SANİYEDE
- Karın solunumu nasıl uygulanır?
Burnunuzdan rahat bir şekilde soluk almaya başlayın. Önce karın bölgeniz,
sonra göğüs bölgeniz atmosfer havasıyla doluncaya kadar soluk almaya devam
edin. Soluk alma işlemi 4 saniyede tamamlanır. Soluk aldıktan sonra akciğerlerinizdeki
oksijen ile kandaki karbondioksitin yer değiştirmesi için 6 saniye bekleyin.
Akciğerlerinizdeki kirli havayı boşaltmak için karnınızı içine çekerek
ağzınızdan soluk vermeye başlayın. Karın ve göğüs bölgeniz sönmüş bir
balon gibi ininceye kadar soluk vermeye devam edin. Soluk verme işleminin
8 saniyede tamamlanmasına dikkat edin. Soluk alıp verme ve bekleme sürelerini
ilk günlerde sağ elinizin parmaklarını indirip kaldırarak, ilerleyen günlerde
ise kalp atışlarınızı sayarak ayarlayın.
OLUMLU ETKİ
- Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar neler?
Soluk alırken kendinizi zorlamayın ve omuzlarınızı kasmayın. Zorlamak
ve kasılmak solunum sistemi üzerine baskı uygulayarak soluk almayı güçleştirir.
Soluk verirken havayı ağzınızdan üfleyerek çıkarmayın.
Üflemek karın ve diyafram kaslarının kullanılmasını engeller. Taşıyıcı
bölgelerdeki havayı boşaltır. Oksijen karbondioksit değişimi yapılan bölgelerde
kirli havanın akciğerlerde kalmasına neden olur.
- Karın solunumu her pozisyonda yapılabilir mi?
Karın solunumunun esası akciğerlerin oksijen karbondioksit değişimi yapılan
bölgelerindeki kirli havayı boşaltıp, bir sonraki nefeste boşaltılan kirli
hava yerine temiz hava doldurmaktır. Bu egzersizin yararlarını günlük
yaşamda sürdürebilmek için değişik pozisyonlarda yapılabilir. Bunlar;
ayakta, emekler vaziyette, diz çöküp otururken, bağdaş kurup otururken
ve yatarken uygulanabilir. Karın solunumu egzersizleri alışkanlık haline
geldiği sürece gün boyu olumlu etkilerini devam ettirir.
- Göğüs solunumu nedir ve faydaları nelerdir?
Bu solunum egzersizi, karın ve diyafram kaslarından çok göğüs kafesindeki
solunum kaslarını çalıştırır. Göğüs boşluğunu ve akciğerleri öne, arkaya,
yanlara ve yukarıya doğru daha fazla genişletir. Solunum kaslarını ve
akciğerleri güçlendirerek akciğerlere dolup boşalan hava miktarını fazlalaştırır.
Göğüs kaslarını geliştirir, gövdeyi ve omuzları dikleştirir. Bu sayede
duruş bozuklukları da düzelir. Göğüslerin ve gövdenin güzel ve gösterişli
olmasını sağlar. Karın solunumunun etkilerini artırır.
 |
Dolaşımı
destekliyor
-
Dolaşımı destekleyerek kalbin rahat çalışmasına ve kanın temizlenmesine yardımcı
olur. - İç ortamın sıcaklığını ve pH'ı hücre sağlığını koruyacak düzeyde sabit
tutar. - Antioksidan etki yaparak oksitlenmeyi ve toksin birikimini önler.
- Stres, gerginlik, endişe, depresyon ve uyku sorunlarını giderir. - Yağları
yakarak aerobik enerjiye dönüştürür. - Kilo vermeyi hızlandırır. - Bağışıklık
sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı dayanma gücü kazandırır. - Her
türlü hastalık, sakatlık ve operasyon sonrası uygulanabildiği için iyileşmeyi
hızlandırır. - Vücudu egzersiz ve terapilere hazırladığından daha kolay yapılmasını
ve daha etkili olmasını sağlar. - Egzersiz sonrası yorgunluk ve bitkinlik
oluşmasını engeller. - Sigarayı bırakma çabaları üzerinde olumlu etki yaratır.
Hamileler
yapmasın Özellikle
35 yaşından sonra karın kasları yağlanma, sarkma ve hareketsizlik gibi nedenlerle
yeterli kasılıp gevşeyemez. Sonuçta kanın temizlenmesi, mide, karaciğer, barsak,
safra kesesi, mesane ve böbrek gibi iç organların çalışması üzerindeki olumlu
etkilerini kaybeder. Çinli bilginler bu sorunu gidermek için sağlıklı ve uzun
yaşamasıyla ünlü turna kuşunu örnek almışlar, bu kuşun ayağının birini karın bölgesine
çekerek tek ayak üzerinde durmasından esinlenmişlerdir. Egzersizi uygulamak
için düz ve rahat bir zemine uzanın. Avuçlarınızı birbirine sürtüp ısıtın ve karnınızın
üzerine yan yana koyun. Önce birkaç defa karın solunumu yapın. Daha sonra
ellerinizi karnınız iyice çukurlaşana kadar aşağı doğru bastırarak ciğerlerinizdeki
kirli havayı ağzınızdan boşaltına kadar soluk vermeye devam edin. 6 saniye bekledikten
sonra karınızı bastırma işlemine ara verin ve avuçlarınızın altı balon gibi şişinceye
kadar burnunuzdan soluk alın ve 6 saniye bekleyin. Soluk alıp verirken kendinizi
zorlamayın. Kapasite ve beceriniz zamanla artacaktır. Egzersizi ilk günler yatarken
uygulayın. Daha sonra otururken ve ayakta uygulayabilirsiniz. İlk günler her seansta
iki defa, sonraki günlerde aşamalı olarak artırarak 12 defa tekrarlayın. Turna
kuşu egzersizi hamileler tarafından yapılmamalıdır. Karın
yağına masaj Karın
masajları Çinli bilginler tarafından organizmanın uyarılması, enerjinin dengelenmesi,
kilo sorunlarının çözülmesi için 5 bin yıldır tavsiye edilmektedir. Karın masajları
katı yağların ve ihtiyaç fazlası alınan sıvı yağların karaciğere ulaşmadan boşaltım
yoluyla atılmalarına yardımcı olur. Bu sayede karaciğer yağlanması ve buna bağlı
sağlık sorunları önlenir. Karın ovulurken yağlar biriktikleri yerden sökülüp
atılır. Parçalara ayrıldıktan sonra boşaltım yoluyla atılır. Masajı sabah aç karnına
ve akşam yatmadan önce zamanınız olduğu ölçüde uygulayın. Ne kadar çok yaparsanız
o kadar faydalanırsınız. Sıcak bir odada çıplak tene uygulayacağınız masaj öncesi
ellerinizi ısıtın Kabızlık için karnı önce saat yönünde genişleyen daireler çizerek,
daha sonra yine saat yönünde daralan daireler çizerek ovun. Harekete bu şekilde
devam edin. Doğanın
iyileştirici gücü
Eczacı-Terapist VEDAT
AKAR
Doğu ve Batı tıbbının
ortak görüşlerine göre insan vücudu yaklaşık 120 sene sağlıklı yaşamak
üzere programlanmıştır. Hücreler bu programı tamamlayabilmek için "Rejenerasyon"
yoluyla sürekli kendilerini iyileştirirler. Fonksiyonlarını kaybettikleri
anda "Apophtozis" olarak adlandırılan biyolojik bir olayla programlı
olarak kendilerini öldürüp yeni bir hücreyi yaşama geçirirler. Hücrelerin
bu işi yaşam boyu sürdürmesinde yüzde 30 genetik faktörler, yüzde 70 doğa
yasalarına uygun yaşamak etkili olmaktadır.
GÜÇ KAYBI
Bu nedenle Uzakdoğu'da yaşayan eski bilginler insanlığın varoluşundan
bu yana sağlıklı ve uzun yaşamlarıyla tanınan diğer canlıların yaşam tarzlarından
da yararlanarak çok çeşitli doğal terapi yöntemi geliştirmişlerdir.
İnsanlar bu terapi yöntemleri sayesinde sağlıklı ve uzun yaşamayı başarmışlardır.
Bu terapilerin esası yemenin, içmenin, şifalı bitkileri kullanmanın, düşünmenin,
uyumanın, dinlenmenin, oturmanın, dik durmanın, yürümenin, hareket etmenin
ve cinselliğin doğa yasalarına uygun yapılmasını öğretmektir.
Doğanın iyileştirici gücünü hücrelere taşımaktır.
Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren kimya, tıp ve farmakoloji dalındaki
büyük gelişmelerden sonra insanlar hastalıkların önlenmesi ve ömrün uzatılmasında
etkili olan bu terapi yöntemleri yerine "Bir hap iç, iyileş"
düşüncesiyle hastalanmayı beklemeye ve ilaç kullanmaya yönelmişlerdir.
Kilo, estetik ve erken yaşlanma sorunlarını doğa yasalarına uygun yaşayarak
çözmek yerine ağır sporlarla, çeşitli vitamin, rejim ve operasyonlarla
gidermeye çalışmışlardır. Bu önlemler hücrelerin içinde yaşadıkları atmosferi
bozarak hücrelerde rejenerasyonu yavaşlatıp dejenerasyonu hızlandırmıştır.
Bunun sonucunda fiziksel ve ruhsal organlarda fonksiyon yetersizliği,
güç kaybı, yorgunluk, isteksizlik, genç yaşta nezleden kansere, stresten
depresyona, unutkanlıktan hafıza kaybına, her türlü fiziksel ve ruhsal
hastalıklar artmaya başlamıştır.
DOĞAL TERAPİ
Bu sorunların ilaç ve tedavi yöntemlerindeki çok büyük gelişmelere rağmen
hızla artması, ilaç ve tedavi giderlerinin aile ve ülke bütçesini sarsması,
havanın, suyun, gıdaların, duygu ve düşüncelerin kirlenmesi insanları
daha sağlıklı ve uzun yaşamanın yanında daha iyi, başarılı ve yararlı
bir kişilik kazanmak için tekrar binlerce yıllık geçmişi olan doğa terapi
yöntemlerini uygulamaya zorlamıştır.
YARIN:
BESLENME VE DETOKS
|