20 Şubat 2005 Yıl: 110

Ana Sayfa

Bizim yedizler
            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Sarmaşık
Can Can
Alışveriş
Sinema
Astroloji
Ne Nerede

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

  Yazı Dizisi - Tire Dosyası

İZMİR FUTBOLU
Neden çöktü nasıl kurtulur?

1| 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7
| 8
| 9 | 10| | 11| 12 | 13
Şevket ÖZÇELİK - Sinan GENÇ

Türkiye ve Avrupa'daki en iyi sonuçlar, futbolcularla 4 yıllık sözleşme imzalanabildiği dönemde alındı
Başarıyı transfer kuralları getirdi

Araştırmamıza İzmir futbolunun başarılı dönemlerinde, Göztepe, Altay ve Karşıyaka'da başkanlık, yöneticilik yapmış kişilerin değerlendirmelerini vererek başlıyoruz.

Selçuk Yaşar, Hayri Yorgancıoğlu ve Zeki Çırpıcı, başarıda en önemli etkenin, yetenekleri elde tutmayı sağlayan yönetmelikler, dostça ilişikler ve iyi yönetimler olduğunda birleşti. t

İzmir futbolunu konu alan bir araştırmada geleneksel yöntem, kent ülkede olaya start veren kent olduğuna göre, tarihçeyle başlamaktır. Ama biz bunun zaman ve yer kaybı olacağına inanıyoruz. Doğrudan konuya girmek istiyoruz.
İzmir, futbolda Göztepe ile Türkiye'ye Avrupa Kupaları'nda yarı final heyecanını yaşatan ilk kent. 1959 yılının Şubat ayında İstanbul, Ankara, İzmir arasında başlatılan Türkiye Profesyonel Futbol Ligi'nde 4 takımla yer aldı. 1959-60'ta Altınordu'nun da katılımıyla takım sayısı 5'e çıktı. 1967-68'e kadar 9 sezonun altısında 5, üçünde 4 İzmir takımı profesyonel ligde İzmir'i temsil etti.

BEŞTEN ÜÇE
Fakat 1967-68'de Karşıyaka ile İzmirspor'un birlikte küme düşmeleriyle İzmir ilk kez, o sezon Türkiye 1. Ligi'nde üç takımla, Göztepe, Altay ve Altınordu ile temsil edildi.
İzmirspor 1967-1968 sezonunda yükselme başarısı gösterip diğer üçü de yerlerini koruyunca, 1968-69'da 1. Lig'deki takım sayımız yeniden 4'e yükseldi.
Ne yazık ki bu son "4'lü temsil" oldu. 69-70, 70-71 ve 71-72 sezonlarındaki 3'lü temsili de 1972'den bu yana bir daha hiç yaşayamadık.
1982-83'e kadar iki sezon hariç, İzmir'de her hafta 1. Lig maçı oynandı. Çünkü iki takımla temsil ediliyorduk. 82-83'ten itibaren teklemeler başladı. ...ve 83-84'te İzmir, ilk kez 1. Lig'de temsil edilememe acısını yaşadı. Nedeni de Altay'ın küme düşmesi ve tarihinde ilk kez yeniden çıkışı başaramamasıydı.

BEŞ SEZON DAHA
Karşıyaka'nın güçlenmesi, Altay'la birlikte ikili temsilleri 5 sezon daha sürdürdü.
1998-1999 sezonunda Göztepe 18 yıl aradan sonra Yeni Asır sponsorluğunda çıkışı başarınca 1999-2000 ve arada boş geçen 2002-2003'te ikili temsil yeniden yaşandı.
Geçen sene Süper Lig'de yoktuk ancak çıkış umudumuz vardı. Yaşadığımız sezonda ise, çıkış iddiası bir yana hem Karşıyaka hem de Altay 2. Lig A Grubu'ndan düşme tehlikesiyle karşı karşıya.
Göztepe ise B Grubu'nda alt yapı kökenli oyuncularıyla tutunma savaşı veriyor.
Araştırmamızın ilk bölümünde yer alan "1. LİG'DE İZMİR" tablosunda, yukarıda anlattıklarımızı daha detaylı olarak görebilirsiniz.
Tablonun yansıttığı hiçbir durum rastlantıların eseri değil. Sadece tarihler bile, Türk futbolundaki gelişmelerle karşılaştırdığında çok şeyler söylüyor.

1. LİG'DE İZMİR

SEZON SAYI
1959(*) 4
1959-60 5
1960-61 5
1961-62 4
1962-63 5
1963-64 5
1964-65 5
1965-66 4
1966-67 5
1967-68 3
1968-69 4
1969-70 3
1970-71 3
1971-72 3
1972-73 2
1973-74 2
1974-75 2
1975-76 2
1976-77 2
1977-78 1
1978-79 2
1979-80 2
1980-81 1
1981-82 2
1982-83 1
1983-84 -
1984-85 1
1985-86 1
1986-87 1
1987-88 1
1988-89 2
1989-90 2
1990-91 1
1991-92 1
1992-93 2
1993-94 2
1994-95 1
1995-96 2
1996-97 1
1997-98 1
1998-99 1
1999-200 0 2
2000-2001 -
2001-2002 1
2002-2003 2
2003-2004 -
2004-2005 -

BAŞARILAR DÖNEMİ
Fakat onlara geçmeden başarılı dönemin canlı tanıklarını konuşturmak istiyoruz.
Göztepe nasıl oldu da Avrupa Kupaları'nda yarı finale kalabildi?
İzmir, yıllar boyu nasıl üç büyüklerin korkulu deplasmanı olabildi, hatta onları İstanbul'da yenebildi?
Altay ve Göztepe İzmir'e nasıl 2'şer kez Türkiye Kupası Şampiyonuluğunu getirebildi?
Bugün 2. Lig B Grubunda zorlanmakta olan Göztepe, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı nasıl kazanabildi?
Bu konularda ilk sözü Göztepe'nin o dönemlerdeki yöneticisi ve halen "1 numaralı üye" sıfatını taşıyan Zeki Çırpıcı'ya (75) vermek istiyoruz:

4 YILLIK SÖZLEŞME
- Bence başarıların ilk nedeni futbolcularımızla 4 yıldan aşağı sözleşme imzalamamamızdı. Ayrıca şanslıydık da, çünkü kimi aldıysak altın oldu. Ama o şansı yaratacak çabayı da fazlasıyla gösterdik.
Üç büyüklerin 'bize yaramaz' diye bıraktığı Sabahattin, Hüseyin ve Ali İhsan gibi futbolcular bizde yeniden A Milli Takıma seçildi.
Ama üç büyükler, o günlerde Türk Milli Takımına 8 oyuncu birden veren Göztepe'den tek futbolcu bile sökemediler. Çünkü hem bir aile gibiydik hem de transfer kuralları buna izin vermiyordu.
Efsane kadronun futbolcuları da transferleri ile ilgili diyebilirim ki en küçük bir problem bile çıkarmadılar.

ÖZVERİ İLE BÜYÜDÜK
Göztepe Kulübü futbolcu kardeşlerimizin gösterdiği büyük maddi fedakarlık sayesinde büyüdü.
Atatürk Stadı henüz yoktu. Maç hasılatları galibeyete yüzde 60, mağlubiyete yüzde 40 şeklinde paylaşılıyordu. Özellikle İstanbul maçlarımızda büyük gelir elde ediyorduk. Çünkü orada da galip gelebiliyorduk.
28 yıllık idareciliğimde Göztepe hep işimin önünde olmuştur. Yönetimdeki arkadaşların güçlü dostluğu da büyük şansımızdı. Kararlar mutlaka ittifakla alınırdı. Aykırı görüşteki arkadaşlarımız, her zaman alınan karara saygı duyardı.
Futbolcularımızla ağabey kardeş ilişkisi içindeydik karşılıklı saygı ve sevgiden en küçük sapma olmazdı.
Bu noktada bir anımı nakletmek isterim. Boluspor'a, Gürsel Aksel'den sonra Nevzat Güzelırmak da antrenör olmuştu. Başkanları Bandakçı bir ziyaretimde "Nevzat'ı da tanıyınca Göztepe'nin niçin bu kadar büyüdüğünü daha iyi anladım." dedi. Bu söz benim için gururların en büyüğü oldu.

DEVRİM YAPTIK
Efsane takım rahmetli Adnan Süvari yönetiminde Türkiye'nin futbol anlayışını değiştirdi, modern futbolun sahalarımıza getirilmesine öncülük etti. Futbol devrimi yaptı, seyir zevkini zirveye çıkardı.
Sadece Türkiye'de değil Avrupa sahalarında da cesur oynadı.
Göztepe yönetimleri bu sezonları, transfer ve hasılat paylaşım kurallarının desteğinde, Avrupa Kupası gelirlerimizin de katkısıyla zaman zaman artı bakiye veren bütçelerle kapatabildi."
* * *
Çırpıcı'nın anlattığı dönemlerin başında Göztepe'nin bir adı da "Bir minibüs taraftarı olan takım"dı. Ama efsanevi takımın başarıları Fuar Şehirleri Kupası'nda gün geldi 15 bin kapasiteli Alsancak Stadı'na 21 bin bilet kesilmesini sağladı. Başarı Göztepe'yi tüm İzmir'in, hatta tüm Türkiye'nin sevgilisi haline getirdi.

SELÇUK YAŞAR'DAN
Yıllarca İzmir'in en büyük işadamı sıfatını taşıyan Selçuk Yaşar (80), 1958'de henüz 33 yaşındayken başkanlığına getirilişinden bu yana, tam 57 yıldır Karşıyaka'nın hamisi.
İzmir futbolunun başarılı yıllarını ona da sorduk.
Selçuk Bey öncelikle kulüp yöneticileri arasındaki dayanışmayı, yakınlığı anımsatıp "Haşmet Uslu, Mazhar Zorlu, Arif Kayıra ve ben canciğer dosttuk. Yemeklere eğlenmeye berabere giderdik. Haşmet koyu Göztepeli, Mazhar ve Arif Altay'lı, ben Karşıyakalıydım. Şimdi var mı öyle birliktelik?" dedi.
Selçuk Yaşar da Karşıyaka'nın Ogün'ler, Erol'lar, Özcan'larla üç büyükleri titrettiği yıllarda, kulüplerin yetiştirdiği futbolcuları uzun süre kadrolarında tutabilmelerinin ve hasılat paylaşımının etkin rol oynadığı görüşünde.

"BÜYÜK ALTAY"
Hayri Yorgancıoğlu (82) başarılı dönemlerinde Altay'a yönetici ve başkan olarak hizmet vermiş bir işadamı. Ona da önce başarıların hangi koşullarda elde edildiğini soruyoruz.
Yorgancıoğlu bize "Altay nasıl Büyük Altay oldu bilir misiniz?" diye bir karşı soru yöneltip yanıtını kendisi veriyor:
"Altay'da 1954-1971 yılları arasında 15 yıl yöneticilik ve başkanlık yaptım. 1959'daki başkanlığım döneminde Kaya'lı, Ayhan'lı, Doğan'lı kadromuzla üç büyüklerin üçünü de İstanbul'da yenerek aldık 'Büyük' ünvanını. Maç hasılatlarının da yüzde 60'ını çantamıza duldurup geriye döndük.
Ama başarılarımızın önemli bir nedeni de bence yönetimlerin temkinli hareket etmesiydi. O sayede hiçbir yöneticinin kulüpte parası kalmadığı gibi, kulüp de herkese borcunu vaktinde ödeyebiliyordu. Yönetmelik müsait olduğu için yetenekli futbolcularımızı kadromuzda tutup istikrarlı kadrolar oluşturabiliyorduk."

İLKLER ŞEHRİ
* Türkiye'de futbol, levanten ailelerin öncülüğünde, 1877 yılında İzmir'de oynandı.
* Futbol oynayan ilk Türk yine İzmir'de Selim Sırrı Tarcan oldu. (1898'de İngilizlerle)
* Adnan Menderes İzmir İdmanyurdu ve Altay'da kalecilik yapan ilk başbakan.
* 1959'da başlatılan Türkiye Profesyonel Futbol Ligi'nde ilk golü İzmirsporlu Özcan Altuğ, 2-1 kazandıkları Beykoz maçının 11. dakikasında attı.
* Damlacık takımında keşfedilip İzmirspor'da yetişen Metin Oktay, 1959'da Galatasaray'da, 11 golle Türkiye'nin ilk gol kralı oldu ve ünvanını yıllarca sürdürdü.
* Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazanan ilk Anadolu takımı Göztepe. (1969-70, rakip F.Bahçe, skor 3-1)
* Türkiye Kupası'nı kazanan ilk Anadolu takımı Altay. 1966-67 sezonunda finali Göztepe ile oyanayıp 2-2'lik skor sonrası kura galip geldi.
* Başbakanlık Kupası'nda final oynayan ilk Anadolu takımı Göztepe. (1949-50, rakip F.Bahçe skor 1-2)
* Avrupa Kupaları'nda çeyrek finale (68-69) ve yarı finale (69-70) yükselen ilk Türk takımı Göztepe. Şimdiki adı UEFA olan Fuar Şehirleri Kupası'nda.
* İzmir Denizgücü Başbakanlık Kupası'nı kazanan ilk amatör takım. (1967-68, rakip İzmirspor, skor 2-0)
* 1980-81 sezonunda Karşıyaka ile Göztepe arasında oynanan 2. Lig maçı, 67.696'sı biletli 80.000 seyirci ile dünya rekoru kırdı.

 

 


YENİ ASIR İNSAN
Bugun Haber Bulunmamaktadır.