25 Ocak 2005 Yıl: 110

Ana Sayfa

            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Sarmaşık
Can Can
Alışveriş
Sinema
Astroloji
Ne Nerede

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

 




İTALYANLAR "TURKO MARİO", TÜRKLER "SEN İTALYANSIN" DİYOR AMA O KARARINI VERMİŞ
"Ben İzmirliyim"

Mario Sponza bizden daha Türk bir İtalyan... Buca'dan ayrılmıyor, işyeri Çankaya'da ve de bamyaya bayılıyor

NİL KUYUMCU AKSÜYEK

Öyle bir içine işlemiş ki İzmir, köklerinin yaşadığı İtalya'yı görmek bile istemiyor. Ne de olsa İzmir doğumlu... Alsancak'ın Kordon'un keyfini sürmüş, Buca'nın üzüm bağlarında dolaşmış, kolay mı vazgeçmek... Mario Sponza bizden biri artık. İtalyan usulü makarna yerine zeytinyağlı bamya seven, arkadaşlarıyla dost toplantılarında "rakı-balık yapmanın" keyfini yaşayan ve tarihimize bizden daha çok sahip çıkan biri... Halen çocukluğunun geçtiği Buca'da yaşayan Sponza, ilçede yıkılmaya yüz tutmuş iki tescilli binayı restore ederek yaşanır hale getirmiş... Zaten restorasyonunu yaptığı evlerin birinde eşi ve çocuklarıyla mutlu bir hayat sürüyor. Bir de tarihi dokuya sahip çıktığı için ödül almış.
-Sponza Ailesi kaç yılında geldi İzmir'e?
"1851 yılında dedem Gıovanni Sponza gelmiş önce. Sanıyorum o yıllarda inşa edilen Aydın-İzmir demiryolunun yapımında mühendis olarak görev almış. Sonra da o dönemler Frenk Mahallesi denilen bugünkü Alsancak mevkiinde kuyumcu dükkanı açmış. Üst katta da kendi evleri varmış. Ama sonra 1922'deki büyük yangın çıkmış İzmir'de... Her ülke kendi vatandaşını vapurlarla alıp götürmüş. Bizimkiler de Napoli'ye dönmüş..."
Sonra neden geri gelmişler?
(Bu sorunun ardından sohbete hala Renata Sponza giriyor. Dün gibi hatırladığı o günü, zaman zaman İtalyanca kelimelerle süslediği Türkçesi ile anlatıyor)
"Önce babam Giovanni döndü. Biz, erkek kardeşim ve annem Napoli'de kaldık. Babam İzmir'deki işinden vazgeçmek istemedi. Ama İzmir'e geri döndüğünde her şey yanmıştı. İkinci bir işyeri açtı kendine... Bugünkü Kuyumcular Çarşısı'nda yeni bir dükkan. Ama annem inat etti. Yangından çok korkmuştu ve dönmek istemiyordu. En son babam rest çekti ve biz de İzmir'e geldik..."
Peki Mario Sponza tekrar size dönelim. Doğma büyüme İzmirlisiniz değil mi?
"Evet İzmir doğumluyum. İtalya'ya arada bir gittim. Orada yaşamadım ben... Alsancak'ta dünyaya geldim. Babam ve annem de İzmir doğumludur. Ben doğar doğmaz
Buca'ya taşındık. Babam, dedemin işini devraldı. Biz kuyumcu bir aileyiz. Burada okudum. Her gün trene biner Buca'dan Alsancak'a Saint Joseph'e giderdim."
Neden Buca'ya geldiniz?
"4 kardeşiz biz. Kardeşim Silvio hastalandı. Akciğerlerinde sorun vardı. Doktor temiz hava olan bir yerde olması gerektiğini söyledi. O dönemlerde Buca'nın havası çok güzeldi. İlçede iki verem hastanesi vardı. Bu nedenle Buca'ya geldik ve ağabeyim iyileşti."
O dönemlerde Buca nasıl bir ilçeydi?
"Her tarafta üzüm bağları vardı. Bazıları da tütün ya da buğday ekerdi."
Ardaşlarınız ile aranız nasıldı. İtalyan asıllı olmanız sorun çıkardı mı?
"Hayır tam tersi. Benim hala dostlarımın çoğu Türk'tür. Elbette İtalyan arkadaşlarım da var ama daha çok Türk arkadaşlarım var. Eh rakı-balık keyfini İtalyanlarla yapamam ki... Ben TC vatandaşıyım. Ama ilginçtir Türk dostlarımla konuşunca 'sen İtalyansın diyorlar' İtalya'ya gidince de 'Turko' diye sesleniyorlar."
İzmir'i bırakıp İtalya'ya gitmek istediniz mi?
"Hayır. İtalya'yı hiç özlemiyorum. Eşimin ailesi İtalya'da olduğu için yalnızca onları görmeye gidiyorum. Yaşamadım ki İtalya'da... Ben İzmir'i seviyorum. Başka yerde yapamam. Burası daha güzel.
Türk usulü yemekleri seviyorum ben. Bamyayı, ıspanağı, enginarı çok severim."
Peki Türkiye'de yaşarken kendinize İtalyan bir eş nasıl buldunuz?
"Maria Elisa tatil için Türkiye'ye geldiğinde ortak bir arkadaşımız tanıştırdı."
Biraz da restorasyon çalışmalarınızdan söz edelim. Neden tescili binaların restorasyonunu yapmak gibi zor bir işe girdiniz?
"Bazı yapılar görüyorum. Önünde bir tabela var 'yaklaşmayın' diyor. Tarihi yapı çürümüş, çökmek üzere... İçim yanıyor. Tarihi korumak lazım. Her iki evi satın aldığımda da paramparçaydı. 1880'li yıllarda yapılan bu evlerin restorasyon izni için aylarca uğraştım. Restorasyonun yapımında her iki ev için de ikişer yıl... Ben bu zevki biliyorum. Tarihi dokusu olan bir yerde yaşamak ve bu bu tarihi korumak istiyorum."

"Başkan Piriştina bana ödül verdi"
-Sanıyorum bir de ödülünüz var
"Evet çocukluk arkadaşım olan rahmetli Ahmet Piriştina'dan 2003 yılında aldım. İzmir Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu'nun önerisiyle yarışmaya katıldım. Tarihi yapıların restorasyonunu yaptığım için 'Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülü' verdiler."

Renata Sponza, Ata'yı gördüğü için gururlu
İzmir'in en eski Levanten Aileleri'nden biri olan Sponza'lar ile İtalya sokaklarından başlayan bir yolculuğa çıkıyoruz. Yolculuğun ilk duraklarında
mihmandarımız Mario Sponza'nın 94 yaşındaki halası Renata Sponza... İzmir'in yangınla yerle bir olduğu dönemleri hatırlayan, Atatürk'ü yakından gören ve hafızasıyla "41 kere maşallah" dedirten Renata Spanzo, ailenin İzmir'e geldiği yılları anlattı. Atatürk ile ilgili "Çok güzel bir adamdı. Sarı saçlı beyaz tenli. Çocuktum ama yine de Ondan etkilenmiştim" dedi.

 

 





NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller



ALIŞVERİŞ GAZETESİ
İşte 2006'nın yıldızları
Modanın kalp atışlarını hızlandıran tasarımlar
Alternatif giyime alternatif söyleşi
Kalıplara meydan okuyanlar!
Seçin, beğenin, yürüyün
Klasik ile modern arasında bir kafe

YENİ ASIR YAŞAM
Bugun Haber Bulunmamaktadır.