16 Ocak 2005 Yıl: 110

Ana Sayfa

Gözyaşlarını sileceğiz
            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Sarmaşık
Can Can
Pazar
Alışveriş
Sinema
Astroloji
Ne Nerede

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

 

 
Ata'nın portresi hak ettiği yerde
Tencereye tef de eklendi
İzmir'e 14 bin yeni konut

BAĞLANTILAR
Dışişleri Bakanlığı
Avrupa Birliği
Dünya Bankası
IMF


Şebnem Bursalı ile
Ankara Havası

Sayfayı
Tavsiye et



Ata'nın portresi hak ettiği yerde

Nazilli'de fakülte haline getirilen eski Basma Fabrikası'nın balo salonunda çürümeye bırakılan Atatürk resmi müzeye götürüldü

Yeni Asır'ın haberi bir kez daha ses getirdi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi yönetimi, Nazilli'de yüksekokula dönüştürülen eski Basma Fabrikası'nın, balo salonunda harap halde tutulan Atatürk resmini kaldırttı.
İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Yardımcı Doçent Mesut Çakır ile Fakülte Sekreteri Burhanettin Yıldız dün sabah öğrenciler ve bir grup işçi ile birlikte Atatürk'ün resminin bulunduğu salona gitti. Duvara merdiven dayayan işçiler yaklaşık 3 metre boyundaki Atatürk portresini büyük bir dikkatle indirdi. Resim daha sonra dekanlık binasında bulunan Atatürk Müzesi'ne götürüldü. Resmin temizlendikten sonra müzede sergileneceği belirtildi. Yaşananlardan büyük üzüntü duyduklarını belirten öğretim üyeleri, "en acı günümüzü yaşadık. Her birimiz Cumhuriyet'in ve Atatürk'ün en büyük savunucularıyız. 67 yıldır siyasilerin yaptığı hataların faturası bize çıktı çok şaşkınız" dediller.

Rektör üzgün
Nazilli'deki Basma Fabrikası'nı devralarak okula dönüştüren Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Mustafa Gürel de son derece rahatsız ve üzgün olduğunu belirtti. Atatürk'e saygısızlık yapmalarının mümkün olmadığını belirten Rektör Gürel, aksine Basma Fabrikası'nı aldıkları günden beri Ata'nın anılarını en iyi şekilde yaşatmak için mücadele verdiklerini söyledi. Çok kötü şartlarda, köhnemiş bir tesis devraldıklarını belirten Gürel, "Biz orada bir mucize yarattık" dedi. Fabrikayı 1993 yılının sonlarında devraldıklarını belirten Adnan Menderes Üniversitesi rektörü şunları söyledi:

50 bina daha var
"Biz burada büyük emek verdik, kendimizi ortaya koyduk ve elimizdeki kısıtlı olanaklarla başarılı olduğumuza inanıyorum. Sözkonusu yer sadece bir bina değil, koca bir kompleks. 90 bin metrekare kapalı alanımız var. Bunun içinde 40-50 tane içine hiç girilmemiş bina var. Bunların hepsinde ne var, bilmemiz mümkün değil. Bunları açsanız, baksanız belki de bu resim gibi daha kimbilir nelerle karşılaşırsınız. Atatürk'ün yemek yediği balo salonundaki resim de bu nedenle gözden kaçmış olabilir. Çünkü bu adım adım ilerleyen bir proje. Olanaklarımıza göre parça parça restarasyon yapıyoruz. Şu anda 5 bin öğrenci kapasiteli bir okul yarattık. Bu proje Nazilli'nin kaderini değiştirecek bir proje. Tekstil Yüksekokulu'nu açtık, sırada derslikler var. Çok kısa bir sürede bunları yaptık. Gece, gündüz çalışıyoruz. En dikkat ettiğimiz şey ise Atatürk'ün anısını en iyi şekilde yaşatmak" dedi.
Basma Fabrikası'nı aldıktan sonra ilk iş olarak Atatürk'ün 9 Ekim 1937'de toplantı yaptığı binayı onardıklarını belirten Rektör Gürel, "Ata'nın toplantı yaptığı odayı, masasını koruyoruz. Orası kapalı durumda ve kimse kullanmıyor. O toplantıda tuttuğu notlar bile masanın üzerinde duruyor" diye konuştu.

Hepsini onardık
Atatürk'ün Nazilli'ye gelişinde ilk ayak bastığı yer olan tren istasyonunu da onardıklarını belirten Gürel, "Daha sonra Atatürk'ün geldiği treni de onarımdan geçirdik ve çalışır hale getirdik. Şimdi çok enterasan bir projemiz var. O tren ileride belli günlerde şehrin merkezine Atatürk'ün ve İnönü'nün anısına çalışacak" ifadesini kullandı.

Salonu tamir ettirdik
Nazilli İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdoğan Gürsoy ise Atatürk'ün resminin durumuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
"1937'de kurulan Sümerbank'ın ne duruma geldiği hepimizin malumudur. Biz yoklar içinde uğraş verip gece gündüz üniversiteye devredilen Sümer Kampüsümüz için çalışıyoruz. Nazillimizin her kesiminden büyük destek görüyoruz.
Atatürk portremizin bulunduğu salon 3 ay önce her yağmur yağdığında göl haline geliyordu. Biz salonumuzun önce üzerine tamir ettirip zift ile kaplattık. 67 yılda bu duruma gelen Sümerbank'ın Atamıza ait her hatırayı en iyi şekilde hem korumaya aldık hem de sahip çıktık. Fakültemize gelen gazeteci arkadaşlarımıza her konuda yardımcı olduk. Hatta Atamızın imzasının bulunduğu Sümerbank karar defterine (Şeref Defteri) bir kaç cümle yazmalarını sağladık.
Atatürk portremizin bu hale gelmesinde idaremizin hiçbir kusuru olmamıştır. Kamuoyunda yanlış bir anlaşılmaya meydan verilmemesi içih Atatürkümüz'e ait sözkonusu portre müzemize götürüldü."

Atatürk'ün bastığı yeri kurutacaklar

Basma Fabrikası'nın canlı tarihleri

Yeni Asır'ı inceleyen Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası'nın emeklilerinden (soldan sağa) Bayram Ergin, Cemalettin Güven, Veli Sarpdağ, Ali İhsan Coşkun ve Arif Koç, Atatürk'ün kurduğu tesisteki "ağlayan portresi"nin kendilerini çok üzdüğünü anlattı. Fotoğraf: Atilla KARPINAR

Atatürk'ün eşsiz hatıralarından biri olan Sümerbank Dokuma Fabrikası, Nazilli için unutulmaz bir nostalji olarak tarihe karıştı.
Ancak geride çok sayıda "yaralı" insan bırakarak.
Nazilli'ye "Atatürk'ün ağlayan portresi" için geleceğimizi haber verdiğimiz Yeni Asır'ın emektar muhabiri Erdoğan Eker, bürosunda bir grup emekli toplamış.
Hepsi de, 1980 sonrası çıkarılan "özelleştirme hikayeleri" üzerine, Atatürk'ün hasta yatağından kalkıp gelerek açtığı Basma Fabrikası'nda her şeyin kötüye gittiği üzerinde hemfikir. Atatürk'ün Yeni Asır'da yayınlanan "ağlayan portresine bakan emekliler çok öfkeli. Emekliler "Atatürk'ten sonra gelenler, O'nun bastığı yeri de yakacaklar" diyerek bu acıklı manzaranın sorumlularına tepki gösteriyor.

Tekstil okuluydu
"Fabrikanın çalıştığı yıllar bomba gibiydik" diye söze giren emekli işçi 78 yaşındaki Arif Koç, "Baştakiler nasıl harcadı bu fabrikayı hala aklım ermedi" diyor.
Türkiye'nin dört bir yanındaki fabrikalara, buradan uzmanlar gittiğini belirten Koç, bir keresinde kendisinin de Malatya'daki fabrikaya görevli gittiğini, düşük olan üretimi artırmak için, orada gece gündüz çalıştığını anlatıyor.

Kapanmadı kapatıldı
1941-1975 yılları arasında aralıksız çalıştığı Nazilli Sümerbank'tan emekli olduğunu belirten Cemalettin Güven de, Türkiye'de ilk kez mesken kooperatif kuranların bu fabrika çalışanları olduğunu anlatıyor ve diyor ki;
- Bu fabrika nasıl batmasın... 1950'li yıllarda Sümerbank Genel Müdürü olan Mehmet Hakkı, aynı zamanda Demokrat Parti İl Başkanı'ydı. Falanı gönderdi yüksek ücretten al, filanı gönderdi aynı şey... Genel Müdürlüğü hazır yiyicilerle doldurdu. İşe aldığı ansanları mevcut bina almayınca Dışkapı'da 6 katlı ek bina kiraladık.

Başkan genel müdür
Bir işletmenin genel müdürü parti il başkanı olur mu? Burası pamuğun ana vatanı. Pamuğu buradan alamadılar da, Iğdır'dan pamuk getirdiler. Taşlı, demirli pamuklar çırçır makinelerini mahvetti. Bunlar burayı kapatmak istediler ve kapattılar. Tek gerçek budur. Fabrikada teknolojinin yenilenmediğini belirten bir başka emekli Bayram Ergin de, geçenlerde Basma Fakrikası'na gittiğini, eski günleri anarken gözlerinin yaşardığını söylüyor. Ergin "Türkiye'deki tüm pamuklu fabrikaların zararını, Nazilli'nin karı ile kapattılar. Atatürk'ün anısı fabrikayı batıranların Allah.... versin" diyor.
Veli Sarpdağ, 1947'de 16 yaşındayken girdiği fabrikadan, 1980'de emekli olarak ayrıldığını anlatıyor ve o dev fabrikalar zincirini kapatanlar için iyi şeyler söylemiyor.

Başka bir emekli Ali İhsan Coşkun da, 1950'de Demokrat Parti iktidara gelince, balon salonunda Atatürk'ün resminin karşısında bulunan İsmit İnönü tablosunun kaldırıldığını anlatıyor.
Sözü Atatürk'ün "ağlayan fotoğrafı"na da getiren Coşkun "Fabrikayı kuran Atatürk'ün tablosu geliyorsa eğer, orada oturan kimin içine siner" diyor.

"Gelecekleri yok"
"Üniversite olmasını nasıl karşılıyorsunuz?" diye sorduğumuz Coşkun anlamlı bir cevap veriyor: "Bu işte de bizim bir alakamız yok. Çocuklarımız üniversiteyi kazanıyor ama, sonra gelecekleri yine yok" diyor.
Vedalaştığımız Basma Fabrikası'nın canlı tanıklarını uğurlerken, merdivenlerden şu cümleyi duyuyoruz:
"Atatürk açtı diye sümerbank'ı kapattılar, Atatürk geldi yattı diye Ankara Palas Oteli'ni kapattılar. Yarın Atatürk'ün yürüdüğü yerleri de yakarlar..."

Üç kağıtçıların eline geçmektense...
Nazilli Basma Fabrikası'nda 30 yıl "dava vekilliği" yaptıktan sonra 22 yıl önce emekli olan Nazmi Kuru ile de görüşüyoruz.
Şu anda Nazilli'de Bosh elektrikli ev aletleri bayiliği yapan 78 yaşındaki Kuru da Basma Fabrikası'nın Nazilli için çok şey ifade anlamına geldiğini belirtiyor ve aklına geldikçe içinin "cız ettiği"ni anlatıyor.
Fabrikanın batmadığını, batırıldığının altını çizen Nazmi Kuru'ya soruyorum:
- Fabrikanın okul olmasını nasıl karşılıyorsunuz?
- Satılıp "üç kağıtçı"ların eline geçmektense, üniversiteye verilmesi çok daha iyi oldu.






NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller



            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜNYE     I     REKLAM     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    AÇILIŞ SAYFASI YAP

Yeni Asır, Gaziosmanpaşa Bulvarı No:5 35260 Çankaya, İzmir
Tel:+90(232) 4415000    Fax:+90(232) 4464222